ANALİZ- Günlük Piyasa Bülteni (İktisatbank) [FNC-NEWS]

  • 02.11.2026 08:51


İran görüşmeleri petrolün ateşini düşürdü, piyasalarda toparlanma arayışı

ABD borsaları haftanın son iş gününü sert düşüşle tamamladı. Teknoloji hisselerinin ağırlıklı olduğu Nasdaq endeksi %3 gerileyerek haziran ayından bu yana en büyük günlük kaybını yaşarken, en büyük 500 şirketin işlem gördüğü S&P 500 endeksi de %2 düşüş kaydetti. Satış baskısının arkasında Intel ve Amazon'un beklentileri karşılayamayan bilançoları yer alırken, yapay zekâ yatırımlarına harcanan milyarlarca doların meyvesini ne zaman vereceği endişeleri belirleyici oldu. Intel hisseleri %29, AMD %11, Nvidia ise %4'ün üzerinde düşerken, yarı iletken sektörünü takip eden SOX endeksi %7,2 geriledi. Nasdaq, 6 Ekim'de gördüğü zirvesinden bu yana %8 düşerken, teknoloji sektörü Mart 2025'ten bu yana en kötü aylık performansını sergiledi. Satışların boyutunu daha iyi anlamak adına, Nasdaq 100 endeksindeki ekim ayı kayıplarının teknoloji şirketlerinin toplam piyasa değerinden 2 trilyon dolardan fazla sildiğini not edelim. 
Dünyanın en büyük kripto para borsası Binance'te yaşanan 6,3 milyar dolarlık siber saldırının ardından, kripto para bağlantılı şirketlerin hisselerinde geçen hafta %10'a varan kayıplar görüldü. Binance, müşteri zararlarının %95'ini kendi kaynaklarıyla karşıladığını açıklarken, para çekme işlemlerinin yeniden başlamasıyla ilk etapta yoğun çıkışlar yaşandı. Şirket, para çıkışlarının giderek normal seviyelere döndüğünü ve müşteri varlıklarının güvende olduğunu belirtirken, FBI ise tarihin en büyük finansal soygunlarından biri olarak görülen saldırının arkasında Kuzey Kore bağlantılı bir hacker grubunun bulunduğunu açıkladı. Dört haftadır kesintisiz bir şekilde düşerek 76 bin dolar seviyelerini test eden Bitcoin, bu sabah alımların eşliğinde 78,500 dolar seviyesine toparlandı.
Son dönemde dünyanın dört bir yanından gelen siber saldırı haberlerinin giderek arttığını görüyoruz. İngiltere'de vatandaşlara olası krizlere karşı en az üç gün kendi kendilerine yetebilecek hazırlıkları yapmaları yönünde tavsiyelerde bulunulurken, KKTC'de geçen hafta bir banka siber saldırıya maruz kaldı. Binance'te yaşanan ve milyarlarca dolarlık zarara yol açan son olay da bu risklerin ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını gösteriyor. Teknolojiye ve dijital sistemlere bağımlılığımız her geçen gün artarken, yeni dünya düzeninde savaşların yalnızca topla tüfekle yapılmayacağını da unutmamak gerekiyor! Bankacılık sisteminden enerji altyapısına, iletişim ağlarından günlük hayatımıza kadar pek çok alanın artık siber saldırıların hedefi hâline gelebileceğini göz ardı etmemek lâzım. Dijital çağda yaşarken, geçen hafta Barış Özcan'ın "Analoglaşma" konulu podcastını keyifle dinledim. Henüz dinlemediyseniz tavsiyemdir.
Küresel borsalarda teknoloji hisseleri öncülüğünde yaşanan sert satış dalgası haftanın son iş günü kıymetli metalleri de vurdu. Altının ons fiyatı cuma günü %3,6 düşüşle 3,875 dolar seviyesine gerileyerek son bir yılın en düşük seviyesini test ederken, benzer bir şekilde gümüş de %6,5 gerileyerek son bir yılın en düşük seviyesi olan 49 dolar seviyesine geriledi. Normal şartlarda güvenli liman olarak görülen altının da satışlardan nasibini almasını, borsalarda zarar eden yatırımcıların nakit ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kıymetli metal pozisyonlarını kapatmalarına bağlıyoruz. Gümüşte ise sanayi talebinin zayıflaması ve yüksek faiz beklentileri satış baskısını daha da artırdı.
Gümüş, platin ve paladyumda teknik göstergelerin ise son üç yılın en düşük seviyelerine gerilemesi de dikkatimizden kaçmadı. Özellikle fiyat hareketlerinin hızını ve gücünü ölçen RSI göstergesinin aşırı satım bölgesine inmesi, satışların oldukça sertleştiğini gösterirken, olası bir tepki yükselişi ihtimalini de gündeme getiriyor. Ancak aşırı satım bölgesine girilmesinin tek başına düşüşün sona erdiği anlamına gelmediğini peşinen söylememiz gerekiyor. Ocak ayında 122 dolarla rekor kıran gümüşün 49 dolara kadar gerilemesi, zirveden yaklaşık %60 kayba işaret ederken, altın/gümüş rasyosunun 79'a yükselerek son bir yılın zirvesine çıkması da gümüşün altına kıyasla ne kadar zayıf kaldığını gösteriyor. Gümüşte 50 dolar bölgesinin aşağısında toparlanma başlayıp başlamayacağını takip edeceğiz. Altın cephesinde ise aşağıda 3,800 dolar seviyesini yakından takip edeceğiz (bakınız grafikler). 
ABD'de yarın yapılacak ara seçimler öncesinde anketler, Demokratların Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu ele geçirebileceğine işaret ederken, Senato'daki yarışın sonucu belirsizliğini koruyor. Demokratların Kongre'nin kontrolünü ele geçirmesi, Trump açısından siyasi bir yenilgi anlamına gelse de piyasalar için mutlaka olumsuz bir gelişme de olmayabileceğini düşünüyoruz. Böyle bir sonuç, Trump'ın yeni vergi indirimleri ve kamu harcamalarını hayata geçirmesini zorlaştırarak zaten oldukça yüksek seyreden bütçe açığının daha fazla büyümesini sınırlayabilir. Bu ihtimalin özellikle ABD tahvil faizleri açısından olumlu karşılanabileceğini düşünüyoruz. Ancak Trump'ın gümrük tarifeleri ve dış politikada geniş yetkilerini koruyacağını da göz ardı etmemek gerekiyor. ABD ekonomisinin %3,4 büyüdüğü, enflasyonun hedefin üzerinde kaldığı ve teknoloji hisselerinde yapay zekâ yatırımlarının kârlılığının sorgulandığı bir dönemde, borsaların yönünü seçim sonuçlarından ziyade şirket bilançolarının ve Fed'in faiz politikasının belirlemeye devam edeceğini düşünüyoruz. Aralık ayı Fed toplantısına yönelik 25 baz puan faiz artışına vadeli kontratların %74 ihtimal verdiğini de yeri gelmişken belirtelim. 
Jeopolitik cephede ise ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşı sona erdirmek amacıyla Katar'ın arabuluculuğunda sürdürülen görüşmelerin üçüncü gününe girdiğini okuyoruz. Reuters haberlerinde İran Dışişleri Bakanı Arakçi, müzakerelerin ilerlediğini ancak henüz nihaî bir anlaşmaya varılamadığını belirtirken, ABD ile uzlaşma sağlanması hâlinde Hürmüz Boğazı'nın iki gün içerisinde yeniden açılmasını öngören bir teklif üzerinde çalışıldığını açıkladı. Başkan Trump, ara seçimler öncesinde İran'a yeni bir saldırı düzenlenmeyeceğini söylese de seçim sonrasına ilişkin askerî seçeneği masadan kaldırmış değil. İran ise diplomasiye açık olduğunu ancak olası bir saldırıya karşı hazırlıklarını sürdürdüğünü vurguluyor. Küresel petrol arzını sekiz aydır olumsuz etkileyen savaşta diplomatik çözüm ihtimalinin güçlenmesi petrol fiyatları açısından olumlu bir gelişme olsa da seçim sonrasına ilişkin belirsizlik enerji piyasalarındaki riskleri canlı tutuyor. 
Yeni gün, hafta ve aya başlarken, tansiyonun barometresi konumunda Brent cinsi ham petrolün varil fiyatının ayı tamamladığı 117,64 dolar seviyesine göre 109 dolar seviyesine gerilediğini görüyoruz. Barış görüşmelerine yönelik cılız da olsa iyimserlik piyasaların yüzünü güldürmüş. Geçen hafta Brent petrole teknik bir bakış açısıyla yaklaşarak 120 dolar civarında yükseliş isteğinin tükenebileceğini düşündüğümüzü belirtmiştik. Neredeyse hedeflediğimiz seviyelere kadar geldik. Katar'ın arabuluculuğunda İran ile yürütülen barış görüşmelerinde ilerleme sağlanabileceğine yönelik umutlarla haftaya %3'ün üzerinde düşüşle başlayan petrol fiyatlarındaki gerileme hisse senetlerine de alım getirdi. 
Bu sabah ABD borsalarının vadeli işlemlerinde Nasdaq %1 yükseliş kaydederken, Pasifik'in diğer ucunda ise Güney Kore borsası KOSPI %3'e yakın yükseliş kaydetti. Havanın kısmen de olsa iyileşmesiyle, kıymetli metallerin de soluklandığını görüyoruz. Gümüşün ons fiyatı 50 dolar üzerine yükselirken, altın ise 3,900 dolar seviyesinin üzerini test etti. Güvenli liman edasıyla alımlara sahne olan 10 yıllık ABD tahvil faizi ise %4,92 seviyesinde önemli bir değişim kaydetmedi. Eylül ve ekim aylarında yaşanan sert satışların ardından, kasım ayına girerken tarihsel istatistiklerin de biraz olsun umut verdiğini belirtmek isteriz. Şöyle ki, 1950 yılından bu yana S&P 500 endeksinin aylık performansına baktığımızda, kasım ayının ortalama %1,9 getiriyle yılın en güçlü ayı olduğunu görüyoruz. Elbette geçmiş performans geleceğin garantisi olmasa da, son iki ayda yaşanan sert kayıpların ardından kasım ayının mevsimsel olarak borsalar açısından daha olumlu bir ay olmaya namzet olduğunun altını çizelim.
Türkiye cephesinde ise hafta sonu İTO tarafından açıklanan İstanbul enflasyonu aylık bazda %2,47, yıllık bazda ise %32,47 artış kaydetti. Alt kalemlere baktığımızda, kış sezonunun etkisiyle giyim ve ayakkabı grubunda fiyatların aylık %10,60 yükselerek enflasyona yukarı yönlü katkı yaptığını görüyoruz. Yarın açıklanacak resmî enflasyon verilerinde ise piyasa beklentisi TÜFE'nin aylık %2,5 civarında artacağı yönünde. Bununla birlikte, manşet enflasyonun yanı sıra fiyat artışlarının genel eğilimindeki iyileşmenin korunup korunmadığı da yakından takip edilecek.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kore'yi 2018'den bu yana ilk defa ziyaret ederken, Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung ile yarın görüşmesi bekleniyor. USDTRY kuru psikolojik 50,00 seviyesinin kıyısına kadar yükselirken, hisse senetleri cephesinde ise kan kaybı devam ediyor. BİST100 ana endeksi kesintisiz bir şekilde son yedi haftadır gerileyerek bir yılın en düşük seviyesini test ederken, Fon Krizi'nin yansımaları ise yakından takip ediliyor. Ara ödemelere başlansa da, sahadan gelen bilgiler tatmin edici bulunmadığı yönünde. Bu arada SPK başkanlığına atama yapılırken Borsa İstanbul'a ise vekaleten atama gerçekleştirildi. CDS risk primi hafif bir yükselişle 260 baz puan seviyesine gelirken, 2 yıllık gösterge devlet tahvilinin bileşik faizi ise %39,70 seviyelerinde yatay seyrediyor.
Yeni haftada piyasaları oldukça yoğun bir gündem bekliyor. Bugün Apple'ın açıklayacağı bilanço, son dönemde yapay zekâ yatırımlarının kârlılığına ilişkin artan endişeler nedeniyle daha da önem kazanırken, hafta boyunca AMD, Qualcomm ve Palantir gibi teknoloji şirketlerinin sonuçları da yakından izlenecek. Yarın ABD'de yapılacak ara seçimler siyasi gündemin merkezinde yer alırken, cuma günü açıklanacak ekim ayı istihdam raporu Fed'in aralık ayındaki faiz kararına yönelik beklentilere yön verecek. Tarım dışı istihdamın 65 bin kişi artması, işsizlik oranının ise %4,2'de sabit kalması bekleniyor. Ayrıca bugün açıklanacak ISM imalat endeksi ile hafta boyunca Avustralya, İngiltere ve İsveç merkez bankalarının faiz kararları da takip edilecek.

*Altın*Gümüş 
ForInvest HaberBurada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.