ANALİZ- Uluslararası Piyasalar Günlük Bülten (Burgan Yatırım) [FNC-NEWS]

  • 02.09.2026 09:39

https://mona-forinvest-news-inbound-mails.s3.us-east-1.amazonaws.com/attachments/440403d25afc4b60ac1727fe6ca93de9%40burganyatirim.com.tr/Uluslararas%25C4%25B1%2520Piyasalar%2520G%25C3%25BCnl%25C3%25BCk%2520B%25C3%25BClten%2520-%25202%2520Eyl%25C3%25BCl%25202026.pdf


Uluslararası Piyasalar
Öne Çıkan Gelişmeler
Küresel piyasalarda yeni güne Orta Doğu'da yeniden tırmanan çatışmalar ve uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükseliş damga vuruyor. ABD ile İran arasındaki gerilim, Amerikan güçlerinin İran Devrim Muhafızları'na ait hava savunma noktaları, radar sistemleri, deniz unsurları ve mayın döşeme kapasitesini hedef alan yeni saldırılar düzenlemesiyle yeniden sertleşirken, İran Ürdün ve Bahreyn'deki ABD askeri tesislerini hedef aldığını açıkladı. Trump ise İran'ı müzakere masasına zorlamaya çalışmadığını belirterek yakın vadeli diplomatik çözüm beklentilerini zayıflattı. Çatışmaların yeniden Hürmüz Boğazı çevresinde yoğunlaşması, küresel enerji akışına ilişkin riskleri gündemin üst sıralarında tutuyor. Tahvil piyasasında ise ABD 30 yıllık getirisi %5,29'a, 10 yıllık getiri %4,80 civarına yükselerek Hazine Bakanı Scott Bessent'ın tahvil geri alım programını genişletme açıklaması öncesindeki seviyelerin üzerine çıktı. Satış baskısının Almanya, İngiltere ve Avustralya gibi gelişmiş ülke tahvillerine de yayılması, uzun vadeli faizlerdeki yükselişin ABD'ye özgü olmaktan çıkarak küresel bir harekete dönüştüğünü gösteriyor. Para politikası tarafında Fed'in eylül toplantısında faiz artırma ihtimali yaklaşık %70 seviyesinde fiyatlanırken, Euro Bölgesi'nde ağustos enflasyonunun enerji fiyatlarının etkisiyle %3,3'e yükselmesi ECB üzerindeki sıkılaşma baskısını artırdı ve piyasalar 10 Eylül toplantısında faiz artırımını neredeyse tamamen fiyatlamaya başladı. Ticaret cephesinde ise Çin, dış ticaret dengesizlikleri ve IMF'nin gözetim yetkileri başta olmak üzere çeşitli maddelere itiraz ederek G20 maliye bakanları toplantısında ortak bildiri yayımlanmasını engellerken, ABD ile Çin arasındaki ekonomik gerilim yeniden öne çıktı.
Fiyatlamalar
Küresel piyasalarda tahvil faizlerindeki yükseliş, Orta Doğu'da yeniden artan jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki sert hareket fiyatlamaların ana belirleyicileri oldu. Dolar endeksi %0,24 yükselişle 99,65 seviyesinde kapanırken, USD/JPY %0,27 artışla 160,17'ye yükseldi. EUR/USD %0,21 düşüşle 1,1597'ye gerilerken, EUR/GBP %0,03 artışla 0,8577 seviyesinde günü tamamladı. ABD 10 yıllık tahvil getirisi %4,79'a yükselirken, uzun vadeli faizlerdeki satış baskısının küresel tahvil piyasalarına yayılması dolar talebini destekledi. Değerli metaller tarafında yükselen reel faizler ve güçlenen dolar belirgin satış baskısı yaratırken ons altın %2,72 düşüşle 4.328 dolara, gümüş ise %3,69 kayıpla 63,91 dolara geriledi. Brent petrol, ABD ile İran arasındaki karşılıklı saldırıların yeniden yoğunlaşması ve Hürmüz Boğazı üzerinden enerji akışına yönelik rtırma, üretim maliyetleri, hizmetler ve ücretler üzerinden çekirdek enflasyona taşınabilir.
Bu tablo ECB'nin 10 Eylül toplantısını daha kritik hale getirdi. Manşet enflasyonun %3,3'e çıkması ve enerji risklerinin devam etmesi mevduat faizinde 25 baz puanlık artış ihtimalini belirgin biçimde güçlendiriyor. Öte yandan çekirdek enflasyon ve hizmet fiyatlarındaki yavaşlama ECB'nin peş peşe ve agresif faiz artırımlarına yönelmesi için henüz yeterli gerekçe olmadığını düşündürüyor. Bu nedenle piyasa bazlı beklentiler ECB'nin Eylül ayında 25 baz puanlık bir artış yaparak enflasyon riskine karşı sigorta oluşturması, ardından yeniden veri odaklı bir bekle-gör stratejisine dönmesi yönünde oluşuyor.
Hafta ortasında piyasa görüşümüzde bir değişiklik bulunmuyor. EUR/USD'de olası düşüşlerde 1,14000'e doğru yakınsayabilecek bir düzeltme yaşanabilir ancak son bir yılın en düşük seviyelerini içeren kabaca 1,1350-1,1450 bölgesinin şimdilik aşağı yönlü kalıcı şekilde geçilmesini beklemeyiz. Orta vadede ise paritede kademeli toparlanma beklentimizi korumaktayız. 1,1500'e yakınsayacak ve bu seviyenin altına sarkacak fiyatlamalarda euroya geçişlerin yapılabileceğini düşünüyoruz.
Gelişmiş ülke tahvil piyasalarında satışlar hızlanırken yükselen petrol fiyatlarının enflasyon endişelerini artırması, merkez bankalarının daha uzun süre sıkı kalacağı beklentisi ve yüksek kamu borçları temel fiyatlama unsurları oldu. ABD'de 10 yıllık tahvil faizi 3-4 baz puan yükselerek %4,79'a, 30 yıllık faiz ise %5,27 civarına çıktı. Yüksek bütçe açığı ve artan tahvil arzı da uzun vadeli faizler üzerindeki baskıyı güçlendirdi. Almanya'da 10 yıllık Bund faizi %3,34 ile yaklaşık 15 yılın en yüksek seviyelerine ulaşırken, enerji kaynaklı enflasyon endişeleri ve Avrupa'da artması beklenen savunma ve altyapı harcamaları satışları destekledi. Japonya'da ise 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık 5 baz puan yükselerek %3 seviyesini test etti ve %2,99 civarında kapandı. BOJ'un normalleşme süreci ve maliye politikasına ilişkin kaygılar Japon tahvillerindeki risk primini artırdı.
Genel olarak hareket gelişmiş ekonomilerde yüksek enflasyon, yüksek kamu borcu ve artan tahvil arzı riskinin birlikte fiyatlandığını gösteriyor. Özellikle ABD 10 yıllık faizinin %5'e yaklaşması, finansal koşulları sıkılaştırarak hisse değerlemeleri ve finansman maliyetleri üzerinde baskı yaratırken, doların güçlenmesi ve sermaye akımlarının zayıflaması yoluyla gelişmekte olan piyasalar açısından da önemli bir risk oluşturuyor.
Değerli metallere ilişkin piyasa görüşümüzde bir değişiklik bulunmuyor. Kısa vadede bir süre daha konsolidasyon ve ılımlı düzeltme ağırlıklı bir fiyatlamanın öne çıkmasını bekleriz. Altın ve gümüşteki düşüşlerde kademeli alıcı konumunda kalmaya devam etmek ile birlikte henüz yukarı yönlü net bir dönüş sinyali almadığımızdan bu yöndeki adımlarda temkinli davranmayı tercih ediyoruz. Temmuz ayı en düşük seviyelerini içeren altında kabaca 3.940-4.000 dolar, gümüşte ise 55,40-57 dolar dip adaylarımız olmaya devam ediyor.
ABD hisse senedi piyasaları - ABD hisse senetlerinde son iki gündeki satışın yalnızca teknoloji hisselerine özgü bir düzeltme olmaktan çıkarak makro risklerin yeniden fiyatlandığı daha geniş bir harekete dönüştüğünü görüyoruz. S&P 500'ün dün %0,71, Nasdaq 100'ün ise %1,29 gerilemesi, aynı gün ABD 10 yıllık tahvil getirisinin %4,79'a yaklaşması ve Brent petrolün %4,90 yükselmesiyle birlikte değerlendirildiğinde hisse piyasaları açısından zor bir tablo oluşturuyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş enflasyon beklentilerini artırırken, uzun vadeli tahvil faizlerinin yeniden yukarı yönelmesi özellikle yüksek değerlemelerle işlem gören büyüme şirketleri üzerinde baskı yaratıyor. Bu nedenle son satışları yalnızca jeopolitik gelişmelere bağlamıyoruz. Piyasa bir taraftan ABD-İran çatışmasının Hürmüz üzerinden enerji arzını ner satış dalgası yaratabilir. Bu nedenle bugün yeni pozisyonlarda acele etmek yerine Broadcom bilançosundan gelecek sinyalleri görmeyi, güçlü bir görünüm oluşması halinde teknoloji tarafındaki geri çekilmeleri kademeli alımlar için değerlendirmeyi tercih ediyoruz.
Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
ForInvest HaberBurada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.