ANALİZ- Uluslararası Piyasalar Günlük Bülten (Burgan Yatırım) [FNC-NEWS]

  • 18.08.2026 09:57

https://mona-forinvest-news-inbound-mails.s3.us-east-1.amazonaws.com/attachments/c2e03211d462485a9b40470b2f6b6158%40burganyatirim.com.tr/Uluslararas%25C4%25B1%2520Piyasalar%2520G%25C3%25BCnl%25C3%25BCk%2520B%25C3%25BClten%2520-%252018%2520A%25C4%259Fustos%25202026.pdf


Öne Çıkan Gelişmeler
ABD tahvil piyasasında satış baskısı devam ederken, uzun vadeli getirilerdeki yükselişin odağında yüksek bütçe açıkları, artan Hazine arzı ve uzun vadeli enflasyon riskleri bulunuyor. 30 yıllık tahvil getirisi 2007'den bu yana en yüksek seviyesine ulaşırken, 10 yıllık getiriler de son dönemin yüksek seviyelerinde kalmayı sürdürüyor. Buna karşılık son dönemde açıklanan zayıf istihdam ve perakende satış verileri ile ılımlayan enflasyon, Fed'in yakın vadede yeniden faiz artıracağı beklentilerini azaltıyor ve piyasalarda bir sonraki faiz artırımına ilişkin fiyatlama ocak ayına ötelenmiş durumda.
Jeopolitik tarafta ABD ile İran arasındaki 60 günlük ateşkesin süresi dolarken, Trump anlaşmayı uzatmakla ilgilenmediğini açıkladı ve İran da mutabakatın artık geçerli olmadığını belirtti. İsrail'in Lübnan'daki Hizbullah hedeflerine yönelik saldırıları ve taraflar arasındaki çatışmaların yeniden yoğunlaşması Orta Doğu'daki tansiyonu artırırken, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik belirsizlik devam ediyor.
ABD'nin İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmaya hazırlandığı bir dönemde ateşkesin sona ermesi bölgedeki diplomatik süreci yeniden belirsiz hale getirdi. Asya tarafında ise Trump, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'un iki lider arasında yeniden görüşme yapılmasına yönelik girişimlere yanıt verdiğini açıklarken, gelişmeyi olumlu olarak nitelendirdi. Açıklama, Washington'ın Güney Kore ile ortak askeri tatbikatları azaltma kararı sonrasında gelirken, Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında gelecek ay yapılması planlanan görüşme de Asya'daki diplomatik gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.
Fiyatlamalar
Dolar endeksi, son dönemde açıklanan zayıf istihdam, perakende satışlar ve ılımlayan enflasyon verilerinin Fed'in yakın vadede faiz artıracağı beklentisini azaltmaya devam etmesiyle %0,06 düşüşle 99,58 seviyesinden günü tamamladı. EUR/USD bu görünümden destek bularak %0,09 yükselişle 1,1580'e çıkarken, EUR/GBP %0,06 yükselişle 0,8550 seviyesinden kapandı. USD/JPY ise ABD ile Japonya arasındaki yüksek faiz farkının yen üzerindeki baskıyı korumasıyla %0,07 yükselişle 159,443 seviyesine ulaştı. Değerli metallerde zayıf doların yanında ABD-İran ateşkesinin sona ermesi ve İsrail-Lübnan hattındaki gerilimin güvenli liman talebini artırmasıyla ons altın %0,91 yükselişle 4.416 dolardan, gümüş %1,64 yükselişle 65,60 dolardan günü tamamladı.
ABD 10 yıllık Hazine tahvil faizi ise Fed beklentilerindeki yumuşamaya rağmen yüksek kamu borçlanması, artan uzun vadeli tahvil arzı ve petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon görünümünü yeniden bozabileceği endişesiyle %4,72 seviyesine yükseldi. Brent petrol, Trump'ın İran ile ateşkesi uzatmayacağını açıklaması ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik beklentilerin zayıflamasıyla %2,54 yükselişle 92,81 dolardan günü tamamladı. ABD hisse senetlerinde yüksek petrol fiyatları ve uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükseliş değerlemeler üzerinde baskı oluştururken, S&P 500 %0,52, Nasdaq 100 ise %0,17 düşüşle günü tamamladı. Yarı iletken hisselerindeki pozitif ayrışmaya rağmen yükselen finansman maliyetleri ve yeniden artan jeopolitik risk primi endekslerin genele yayılan bir yükseliş göstermesini engelledi.
Ekonomik Takvim
Ekonomik takvimde bugün ABD'de konut başlangıçları, inşaat izinleri ve sanayi üretimi verileri takip edilecek ancak piyasanın ana yönünü değiştirecek ağırlıkta bir veri bulunmuyor. Bilanço tarafında Home Depot finansalları öne çıkarken, piyasaların odağında yüksek tahvil faizleri ve Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler kalmaya devam edecek.
Döviz piyasaları - Döviz piyasalarında doların son günlerdeki zayıf seyrini koruduğunu görüyoruz. ABD'de istihdam ve perakende satışların zayıflamasına enflasyondaki ılımlamanın eşlik etmesi, Fed'in yeniden faiz artırmak zorunda kalacağı yönündeki beklentileri azaltırken dolar endeksi dün 99,58 seviyesine geriledi. Buna karşılık tahvil piyasasının uzun tarafında farklı bir fiyatlama var. 30 yıllık ABD tahvil getirisinin %5,30'ek temel risk olmaya devam ediyor.
EUR/USD'de dün 1,1580 seviyesine doğru yaşanan yükselişle birlikte son dönemde beklediğimiz kademeli toparlanmanın devam ettiğini görüyoruz. ABD ekonomisinden gelen verilerin zayıflamayı sürdürmesi ve Fed'e yönelik faiz artırım beklentilerinin biraz daha geri çekilmesi halinde 1,16 seviyesinin üzerinde daha kalıcı bir hareket görebiliriz. Bununla birlikte paritede kısa sürede güçlü ve kesintisiz bir yükseliş beklemiyoruz. Petrol fiyatlarının yeniden yükselmesi Avrupa açısından enerji maliyetlerini artırırken, ABD uzun vadeli tahvil faizlerinin yüksek kalması da doların daha sert değer kaybetmesini sınırlayabilir.
USD/JPY tarafında ise 159-160 bölgesindeki yüksek seviyeler korunuyor. Ay başında gerçekleştirilen müdahalelerin ardından yenin elde ettiği kazanımların önemli bölümünü geri vermesi, faiz farkı belirgin şekilde daralmadan müdahalelerin tek başına kalıcı bir yön değişimi yaratmasının zor olduğu yönündeki görüşümüzü destekliyor. 160 çevresinde ise yeni müdahale ihtimali nedeniyle volatilitenin artabileceğini düşünüyoruz.
Değerli Metaller - Değerli metallerde son iki haftada güçlenen görünümün ardından olumlu görüşümüzü koruyoruz. Ons altının dün 4.416 dolar, gümüşün ise 65,60 dolar seviyesine yükselmesiyle birlikte yılın ilk yarısındaki satışların ardından başlayan toparlanma daha belirgin hale geldi. Fed'in yeniden faiz artırmak zorunda kalacağı yönündeki beklentilerin zayıflaması ve dolar endeksinin 100 seviyesinin altında kalması değerli metalleri desteklerken, ABD-İran ateşkesinin sona ermesi, Hürmüz Boğazı çevresindeki belirsizliğin devam etmesi ve Lübnan'da çatışmaların yeniden yoğunlaşması güvenli liman talebini de canlı tutuyor. Buna karşılık 10 yıllık ABD tahvil faizinin %4,70'in, 30 yıllık faizin ise %5,30'un üzerinde seyretmesi faiz getirisi olmayan değerli metaller açısından kısa vadede en önemli risk olmaya devam ediyor. Bu nedenle mevcut yükselişin düz bir çizgide devam etmesinden ziyade, tahvil faizlerindeki hareketlere bağlı ara düzeltmelerle ilerlemesini daha olası görüyoruz.
Ağustos ayı için değerli metallerde "ağırlık artır" görüşümüzü sürdürüyoruz. Önceki değerlendirmemizde altın için 4.000 dolar, gümüş için 56 dolar üzerinde kalındığı sürece geri çekilmeleri ana yükseliş eğilimini bozan hareketler olarak değerlendirmeyeceğimizi belirtmiştik. Her iki metalin de bu seviyelerin belirgin şekilde üzerinde bulunması teknik görünümü desteklemeye devam ediyor. Bununla birlikte son dönemde özellikle gümüşte hareketin hızlanması kısa vadeli kar satışlarının görülme ihtimalini artırıyor. Bu nedenle mevcut pozisyonların korunmasını, yeni ağırlık artışlarında ise yükselişleri takip etmek yerine olası geri çekilmelerin değerlendirilmesini daha sağlıklı buluyoruz.
ABD hisse senedi piyasaları - ABD hisse senetlerinde kısa vadeli görünümü değerlendirirken şirket kârlarında belirgin bir bozulmadan çok, uzun vadeli tahvil faizleri ile petrol fiyatlarının aynı anda yükselmesini temel risk olarak görüyoruz. S&P 500 dün %0,52 gerilerken Nasdaq 100'de kayıp %0,17 ile daha sınırlı kaldı. 30 yıllık ABD tahvil faizinin %5,31 ile 2007'den bu yana en yüksek seviyesine ulaşması ve 10 yıllık faizin yeniden %4,70'in üzerine yerleşmesi, özellikle yüksek değerlemelerle işlem gören şirketlerde iskonto oranı üzerinden baskı yaratıyor. Burada önemli bulduğumuz ayrım, ek vade primi. Bu nedenle faizlerdeki mevcut yükselişi doğrudan ekonomik aktivitenin veya şirket kârlarının bozulacağı şeklinde okumuyoruz. Ancak S&P 500'ün tarihi zirvelere yakın olduğu ve değerlemelerin zaten genişlediği bir dönemde %4,70 üzerindeki 10 yıllık faiz, endeksin aynı hızla yukarı gitmesini zorlaştırıyor. Buna Brent petrolün 90 doların üzerine yerleşmesi de eklendiğinde, geçtiğimiz hafta ılımlı enflasyon verileriyle oluşan olumlu fiyatlamanın bir bölümünün geri verilmesini normal karşılıyoruz. Bizim açımızdan petrolün mevcut seviyelerde kalıcı olup olmayacağı, önümüzdeki günlerde hisse piyasasının yönü açısından tahvil faizleri kadar önemli olacak.
Teknoloji tarafında ise endeks hareketinin altında daha güçlü bir görünüm bulunduğunu düşünüyoruz. Yarı iletken ve yapay zeka altyapısı hisselerinde son dönemde yeniden güçlenen alımlar, yatırımcıların yüksek faizlere rağmen yapay zeka yatırım döngüsündeki büyümenin devam edeceğine ilişkin beklentilerini koruduğunu gösteriyor. Biz de temel görüşümüzü değiştirmiyoruz. Büyük teknoloji şirketlerinin veri merkezi yatırımlarında belirgin bir yavaşlama görmediğimiz sürece AMD, Broadcom ve Arista Networks gibi işlemci, bağlantı ve ağ altyapısı tarafında konumlanan şirketlerin gelir büyümesinin piyasanın genelinden ayrışmaya devam edebileceğini düşünüyoruz. Burada artık yalnızca yapay zeka temasının güçlü olmasını yeterli görmüyoruz. Son dönemdeki yükselişlerle birlikte değerlemelerin önemli ölçüde genişlemesi nedeniyle siparişlerin gelire dönüşme hızı, marjların korunması ve şirketlerin ileriye dönük beklentileri hisse seçiminde daha belirleyici hale geliyor. Özellikle uzun vadeli faizlerin yüksek kaldığı bir ortamda güçlü büyüme beklentisinin zaten fiyatlandığı şirketlerde bilanço beklentilerinin küçük ölçüde altında kalınması dahi sert satışlara yol açabilir. Bu nedenle güçlü performans gösteren yapay zeka altyapısı pozisyonlarımızı yalnızca yükseldikleri için azaltmayı doğru bulmuyoruz ancak mevcut seviyelerden genele yayılan yeni alımlar yapmak yerine bilanço sonuçlarıyla büyümesini teyit eden şirketlerde geri çekilmeleri değerlendirmeyi tercih ediyoruz. Microsoft ve Amazon gibi nakit akışı güçlü büyük teknoloji şirketlerinde de aynı yaklaşımı korurken, faiz hassasiyeti daha yüksek ve kârlılık görünürlüğü daha düşük yazılım şirketlerinde daha seçici kalıyoruz.
Bugün açıklanacak Home Depot finansallarını ise yalnızca şirket özelinde değil, ABD tüketicisinin ve konut bağlantılı harcamaların mevcut durumunu görmek açısından önemli buluyoruz. Son perakende satış verilerindeki zayıflama tüketimin yılın ilk bölümündeki kadar güçlü olmadığını gösterirken, uzun vadeli tahvil faizlerinin yükselmesi mortgage maliyetlerini yüksek tutarak konut piyasasındaki toparlanmayı da geciktiriyor. Bu nedenle Home Depot sonuçlarında satış ve kâr rakamlarının yanında karşılaştırılabilir mağaza satışları, profesyonel müşteri talebi ve yönetimin yılın geri kalanına ilişkin beklentileri daha önemli olacak. Endeksin geneli açısından ise mevcut seviyelerde agresif şekilde risk artırmak yerine seçici kalmayı tercih ediyoruz.
Şirket kârlarında henüz pozisyon azaltmamızı gerektirecek yapısal bir bozulma görmediğimiz için mevcut pozisyonlarımızı koruyoruz ancak 10 yıllık faizin %4,70'in üzerinde, Brent petrolün ise 90 dolar çevresinde kaldığı bir ortamda endeks çarpanlarının yeniden hızlı biçimde genişlemesini beklemiyoruz. Orta Doğu'da tansiyonun düşmesi veya ABD tahvil faizlerinde geri çekilme görülmesi halinde ilk olumlu tepkinin yine büyüme görünürlüğü yüksek teknoloji ve yapay zeka altyapısı şirketlerinden gelebileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle kısa vadeli oynaklığı portföyün genel riskini artırmak için değil, temel hikâyesini koruyan şirketlerde daha uygun giriş seviyeleri oluşması açısından değerlendirmeyi daha sağlıklı buluyoruz.
Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
ForInvest HaberBurada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.