ANALİZ- Uluslararası Piyasalar Günlük Bülten (Burgan Yatırım) [FNC-NEWS]
- 14.05.2026 09:39
Öne Çıkan Gelişmeler
ABD'de nisan ayı üretici enflasyonunun yıllık %6'ya, çekirdek ÜFE'nin ise %5,2'ye yükselmesi, enerji maliyetlerindeki artışın tüketici fiyatlarının ardından üretici cephesinde de daha güçlü hissedilmeye başladığını gösterirken, piyasada Fed'in daha uzun süre sıkı kalabileceği beklentisini canlı tuttu.
Bu veriyle birlikte Senato'nun Kevin Warsh'ı Fed başkanlığına bugüne kadarki en düşük onay farkıyla kabul etmesi ve Powell'ın yönetim kurulunda kalacağını açıklaması, yüksek enflasyon ve artan siyasi baskı altında para politikası cephesindeki geçiş sürecini daha kritik bir başlık haline getirdi.
Küresel tarafta ise Trump ile Xi'nin Pekin'de başlayan zirvesi, İran savaşı, ticaret gerilimleri, nadir toprak elementleri ve Çin'in İran'a verdiği ekonomik destek gibi başlıkları aynı masaya taşıyarak büyük güç rekabeti ile enerji krizini daha iç içe bir yapıya dönüştürüyor.
Trump'ın ilişkiler konusunda daha iyimser bir ton kullanması ve Nvidia ile Tesla yöneticilerinin de heyette yer alması teknoloji tarafında destekleyici algılanırken, bu iyimserlik İran savaşı kaynaklı kırılganlığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Avrupa cephesinde Lagarde'ın Avrupa Birliği için "tamam mı devam mı" aşamasına gelindiğini söylemesi ve Draghi'nin reform gündemine açık destek vermesi de, enerji şoku ve zayıf büyüme baskısı altında Avrupa'nın kurumsal mimarisine dair tartışmaları yeniden hızlandırdı. Piyasalarda ise yüksek ÜFE verisine rağmen büyük teknoloji hisseleri öncülüğünde yeni zirveler görülmesi, petrol fiyatlarındaki geri çekilme ile yapay zeka temasının risk iştahını desteklemeyi sürdürdüğünü gösteriyor.
Fiyatlamalar
Dolar endeksi %0,17 yükselişle 98,45 seviyesinden günü tamamlarken, ABD'de üretici enflasyonunun yukarı gelmesi ve Kevin Warsh'ın Fed başkanlığının resmileşmesi faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceği beklentisini güçlendirdi.
USD/JPY %0,15 yükselişle 157,848 seviyesine çıktı. ABD tahvil faizlerindeki yükseliş pariteyi yukarı taşırken, Japonya tarafında sıkılaşma beklentilerinin sınırlı kalması yeni desteklemedi. EUR/USD %0,23 düşüşle 1,1710 seviyesine geriledi. ABD tarafında fiyat baskılarının güçlenmesi pariteyi baskılarken, Avrupa cephesinde Lagarde'ın reform vurgusu piyasaya yeni bir destek üretmedi.
EUR/GBP %0,11 düşüşle 0,8660 seviyesinden kapanırken, İngiltere'de siyasi baskının artmasına rağmen sterlin gün içinde daha dirençli kaldı. Ons altın %0,56 düşüşle 4.689 dolara geriledi. Yükselen ABD 10 yıllık tahvil faizi ve Fed tarafında daha sıkı bir fiyatlama altını baskıladı. Gümüş %1,09 yükselişle 87,29 dolara çıktı. Asya teknoloji hisselerindeki güçlü seyir ve sanayi metali tarafındaki talep beklentisi gümüşü destekledi.
Brent petrol %1,91 düşüşle 108,55 dolardan günü tamamlarken, Trump-Xi görüşmesinin yarattığı daha yapıcı ton ve önceki günlerde oluşan sert yükselişin ardından gelen kar satışları fiyatları aşağı çekti. S&P 500 %0,58 yükselirken, Nasdaq 100'deki güçlü kapanışta büyük teknoloji hisselerine gelen alımlar, Cisco'nun ileriye dönük olumlu mesajları ve petrol tarafındaki gevşemenin risk iştahını desteklemesi etkili oldu.
Ekonomik Takvim
Ekonomik takvimde bugün ABD'de işsizlik haklarından yararlanma başvuruları ile perakende satışlar verileri öne çıkıyor. Veriler, iş gücü piyasasının dayanıklılığı ve tüketici talebinin seyri açısından yakından izlenecek. Bilanço tarafında ise Applied Materials sonuçları günün öne çıkan şirket gelişmeleri arasında yer alıyor.
Döviz piyasaları - Hafta ortasında açıklanan ABD Nisan ÜFE enflasyon baskılarının yeniden hızlandığına işaret eden güçlü bir veri oldu. Manşet ÜFE aylık bazda %1,4 artarak Mart 2022'den beri en sert yükselişi kaydetti(beklenti %0,5).
Yıllık ÜFE ise %6'ya çıktı. Verinin en kritik tarafı fiyat baskısının yalnızca enerjiyle sınırlı kalmaması oldu. Hizmet fiyatlarının da güçlü arttığı özellikle toptancı-perakendeci marjlarının yükseldiği ve şirketlerin maliyetleri son kullanıcıya yansıtmaya başladığı görüldü. Bu durum enflasyonun ekonomiye daha geniş yayıldığını gösterdi. Enerji tarafı ise hala ana sürükleyici konumda.
İran savaşı ve Hürmüz Boğazı kaynaklı arz sorunları nedeniyle benzin fiyatları aylık %15,6 yükseldi. Bu durum sadece enerji kalemini değil taşımacılık, üretim ve dağıtım zincirlerini de yukarı itti. ÜFE'nin bu seviyelerde kalması çekirdek PCE enflasyonunu yeniden %3,5-4 bandına taşınma riskini beraberinde getirmekte. Bu nedenle Fed cephesinde Salı günkü enflasyon verisindeki yukarı yönlü sonuçlar sonrasında yeniden konuşulmaya başlanan faiz artışı ihtimali canlı kalmaya devam etti.
Genel çerçevede Nisan ÜFE verisi ABD'de dezenflasyon sürecinin kesintiye uğradığını ve enerji şokunun artık çekirdek fiyatlara da yayılmaya başladığını ortaya koyarak Fed'in kısa vadede gevşeme politikasına dönmesini zorlaştıran güçlü bir enflasyon sinyali olarak okundu.
Fed yetkilileri dün yaptıkları açıklamalarda enflasyon risklerinin hala yüksek olduğunu ve faiz indirimleri konusunda aceleci olunmayacağını vurguladı. Üyelerden Collins yıl içinde faiz indirimi ihtimalini tamamen dışlamasa da ana mesajı daha şahin tondaydı. Collins, enflasyonun anlamlı şekilde ancak 2027'ye doğru gerileyebileceğini, bu nedenle Fed'in uzun süre sıkı para politikasını koruması gerekebileceğini belirtti.
Bir diğer üye Kashkari de benzer şekilde enflasyonun hala fazla yüksek olduğunu ve Hürmüz kapanışının enflasyon görünümünü ciddi biçimde belirsizleştirdiğini ifade etti. Diğer önemli konu ise Kevin Warsh'ın güncel Fed Başkanı Powell'ın görev süresi 15 Mayıs'ta sona erdiğinde yeni Fed Başkanı olarak göreve başlayacağı şeklinde öne çıkıyor. Warsh bu yeni görevi yüksek enflasyon, güçlü ama kırılgan istihdam, yüksek tahvil faizleri ve piyasaların faiz indirimi yerine yeniden faiz artışı riskini fiyatladığı bir dönemde devralacak.
Bu gelişmeler sonrasında EUR/USD'ye ilişkin piyasa görüşümüzde bir değişiklik bulunmuyor. Orta Doğu'daki değişken haber akışı ile kısa vadede 1,1660-1,1840 aralığına yoğunlaşan dalgalı ve yönsüz bir fiyatlama izlenebileceği görüşündeyiz. Orta vadede dip adayımız 1,1400-1,1500 aralığı olmaya devam ederken, ateşkes iyimserliğinin ağır basması halinde 1,2000'ye yakınsayabilecek bir toparlanma beklemeye devam ediyoruz.
İngiltere'de siyasi belirsizlik ve yükselen enflasyon endişeleri devletin borçlanma maliyetlerini artırıyor. Başbakan Starmer üzerindeki yoğun siyasi baskı nedeniyle yatırımcılar gelecekte daha fazla kamu harcaması ve borçlanma yapılacağından endişe ediyor. Bu durum İngiltere'nin 10 yıllık tahvil faizlerinin 2008'den bu yana en yüksek seviye olan %5,13'e çıkmasına yol açmıştı.
Eski Başbakan Liz Truss dönemindeki vergi indirimi krizinin yarattığı piyasa şoku hala hafızalarda tazeliğini koruyor. Diğer yandan, Starmer'a karşı güçlü bir rakibin ortaya çıkmamasıyla birlikte İngiliz tahvilleri Çarşamba günü bir miktar toparlandı. Starmer'ın kabinesinin büyük ölçüde korunması ve yalnızca bazı alt düzey bakanların istifa etmesi piyasaların siyasi krize dair endişelerini kısmen azalttı.
İngiltere'nin borçlanma maliyetleri yalnızca siyasi risklerden değil aynı zamanda yüksek enflasyon beklentilerinden de etkileniyor. İran savaşı sonrası enerji fiyatlarının sert yükselmesi, özellikle doğal gaz ithalatına bağımlı olan İngiltere'de enflasyon riskini artırdı. İngiltere Merkez Bankası enerji fiyatlarının yüksek kalması durumunda enflasyonun gelecek yıl %6'nın üzerine çıkabileceğini öngörüyor.
Piyasalar artık İngiltere Merkez Bankası'nın faiz indirmek yerine 2027'ye kadar faiz artırabileceğini fiyatlıyor. GBP/USD'de kısa vadede bir süre daha 1,3450-1,3650 bölgesi içerisinde dalgalı bir konsolidasyon izleyebiliriz. Bu aralığın alt ve üst sınırlarını güçlü destek ve dirençler olarak takip etmek ile birlikte söz konusu sınırların aşağı ya da yukarı yönlü kırılımı orta vadeli görünüm açısından önemli bir öncü sinyal olabilir. Ana yön Orta Doğu kaynaklı gelişmeler ile belirlenecek olmak ile birlikte olası bir ateşkes iyimserliğine daha sıcak bakıyor ve kademeli bir toparlanma ihtimali üzerinde duruyoruz. Ancak bu senaryoda bile İngiltere'de siyasi belirsizlik önderliğinde GBP'nin negatif yönde ayrışması muhtemel.
Brent petrol - Bakır fiyatları güçlü Çin talebi ve arz endişeleri nedeniyle 6,68 dolar ile rekor seviyeye yükseldi. Yapay zekâ ve enerji altyapı yatırımları talebi desteklerken, ABD-İran geriliminin tedarik risklerini artırdığı belirtiliyor. Mayıs ayında %10'un üzerinde yükselen bakır fiyatları, Mart ayı dibine kıyasla %27 yükselmiş durumda.
Uluslararası Enerji Ajansı'na (IEA) göre İran savaşı nedeniyle küresel petrol arzı 2026 boyunca talebin altında kalacak. IEA Orta Doğu'daki üreticilerde toplam arz kaybının 1 milyar varili aştığını ve günlük 14 milyon varilden fazla üretimin devre dışı kaldığını açıkladı. Kurum savaş kısa sürede sona erse bile piyasanın 2026'nın üçüncü çeyreği sonuna kadar ciddi arz açığı yaşamaya devam edeceğini öngörüyor. Ajansın tahminine göre küresel petrol arzı bu yıl günlük yaklaşık 3,9 milyon varil azalacak. Buna karşılık talep de yüksek fiyatlar ve yavaşlayan ekonomik büyüme nedeniyle baskı altında. IEA artık petrol talebinin 2026'da günlük 420 bin varil düşmesini bekliyor. Arz sıkıntısı nedeniyle Mart ve Nisan aylarında küresel petrol stoklarında toplam 246 milyon varillik düşüş yaşandı. Bu durumun özellikle yaz aylarındaki yoğun talep döneminde fiyat oynaklığını artırabileceği belirtiliyor.
OPEC ise dün yayınladığı aylık raporunda İran savaşı ve Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının ede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.