ANALİZ- Uluslararası Piyasalar Günlük Bülten (Burgan Yatırım) [FNC-NEWS]

  • 27.03.2026 09:59

https://mona-forinvest-news-inbound-mails.s3.us-east-1.amazonaws.com/attachments/be1cac64f65447108bb7a92ec2f563a1%40burganyatirim.com.tr/Uluslararas%25C4%25B1%2520Piyasalar%2520G%25C3%25BCnl%25C3%25BCk%2520B%25C3%25BClten%2520-%252027%2520Mart%25202026.pdf



 
Öne Çıkan Gelişmeler
Orta Doğu'daki savaşın seyrine ilişkin belirsizlik devam ederken ABD Başkanı Trump'ın İran'ın enerji tesislerine yönelik saldırıları 10 gün daha ertelemesi ve görüşmelerin iyi gittiğine yönelik mesajları, jeopolitik risk algısında kısa vadeli bir yumuşama yaratırken, aynı anda ABD'nin bölgeye ilave asker gönderme planlarının gündemde olması çatışmanın henüz çözüm aşamasına gelmediğini gösteriyor ve piyasalarda çift yönlü bir fiyatlama davranışını beraberinde getiriyor. Enerji tarafında bu ikili yapı doğrudan hissedilirken, petrol fiyatları yüksek seviyelerde kalmaya devam ediyor ve bu durum küresel enflasyon beklentilerini yukarı çekerken büyüme görünümü üzerindeki baskıyı artırıyor. Fed yetkililerinden gelen açıklamalar da bu tabloyu destekler nitelikte enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon riskini artırdığı ve faizlerin bir süre daha mevcut seviyelerde tutulabileceği yönündeki mesajlar, para politikasında gevşeme beklentilerinin ötelenmesine neden oluyor. Makro tarafta ABD'de açıklanacak Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi iç talebin yönüne ilişkin sinyal üretmesi açısından takip edilirken, Avrupa'da enflasyon beklentileri ve merkez bankası üyelerinin açıklamaları para politikası görünümüne dair yön arayışını şekillendiriyor. Genel görünümde jeopolitik risklerde tam bir çözüm olmadan yalnızca erteleme ve müzakere haberleriyle oluşan geçici rahatlamaların kalıcı bir iyimserliğe dönüşmediği, buna karşılık enerji fiyatları ve faiz beklentileri üzerinden finansal koşulların sıkı kalmaya devam ettiği bir fiyatlama ortamı öne çıkıyor.
Fiyatlamalar
Dolar endeksi ABD'nin İran'a yönelik saldırıları ertelemesine rağmen sahadaki askeri hazırlıkların devam etmesi ve Fed yetkililerinin savaşın enflasyon üzerindeki etkisine vurgu yapmasıyla %0,23 yükselerek 99,86 seviyesinden günü tamamladı. USD/JPY paritesi petrol fiyatlarındaki yükselişin Japonya gibi enerji ithalatçısı ülkelerin para birimleri üzerinde baskı yaratmasıyla %0,20 artışla 159,785 seviyesine yükselirken, EUR/USD paritesi Avrupa tarafında büyüme görünümüne ilişkin zayıf sinyallerin korunması ve doların görece güçlü kalmasıyla %0,24 düşüşle 1,1533 seviyesine geriledi, EUR/GBP ise belirgin bir para politikası ayrışması oluşmaması nedeniyle yatay kalarak 0,8649 seviyesinde dengelendi. Değerli metaller tarafında Trump'ın saldırıları ertelemesi kısa vadeli risk algısını yumuşatırken aynı anda ABD'nin bölgeye asker sevkiyatını artırması ve tahvil faizlerindeki yükselişin etkisiyle ons altın %2,85 düşüşle 4378 dolara, gümüş ise daha yüksek oynaklıkla %4,57 düşüşle 67,92 dolara geriledi. ABD 10 yıllık tahvil faizinin Fed yetkililerinin enflasyon riskine yönelik açıklamaları sonrası %4,41 seviyesine yükselmesi finansal koşulların sıkı kalmaya devam ettiğini gösterirken, petrol tarafında çatışmanın genişleyebileceğine dair risklerin korunması Brent fiyatını %1,98 artışla 103,75 dolara taşıdı. Hisse senedi piyasalarında ise yükselen petrol fiyatı ve tahvil faizlerinin birlikte yarattığı baskıyla satışlar derinleşti ve S&P 500 %1,74, Nasdaq 100 ise %2,38 düşüşle günü tamamladı.
Ekonomik Takvim
Ekonomik takvimde bugün İngiltere'de açıklanacak perakende satışlar verisi tüketim tarafının gücüne ilişkin sinyal üretmesi açısından öne çıkarken, küresel ölçekte piyasalara yön verecek önemli bir makro veri akışı bulunmuyor. Bilanço tarafında da fiyatlamaları belirgin şekilde etkileyebilecek büyük ölçekli bir şirket sonucu öne çıkmazken, mevcut tabloda piyasa yönünün büyük ölçüde makro verilerden ziyade Orta Doğu'daki gelişmelere ve jeopolitik haber akışına bağlı kalmaya devam ettiği görülüyor.
EUR/USD - Haftanın son işlem gününe girerken paritede önceki gün görülen sert satışların ardından daha dengeli ancak kırılgan bir görünüm öne çıkıyor. 26 Mart kapanışında 1,1533 seviyesine gerileyen parite, İran'ın ABD'nin uzlaşma girişimlerini reddetmesiyle oluşan riskten kaçışın ardından bu sabah Trump'ın saldırıları 10 gün ertelemesiyle birlikte sınırlı bir toparlanma alanı buluyor. Petrol fiyatlarında geri çekilme ve dolar endeksindeki hafif zayıflama paritede tepki hareketini desteklese de, bu iyimserliğin güçlü bir trend dönüşüne işaret etmediğini söylemek gerekiyor.
Piyasada dikkat çeken ana değişim, haber akışının yönünden ziyade güvenilirliğinin sorgulanması. Trump'ın görüşmelerin "çok iyi gittiğine" yönelik açıklamalarına karşın sahada askeri yığınak devam ediyor ve ABD'nin Orta Doğu'ya ek 10.000 asker göndermeyi değerlendirmesi, sürecin çözümden ziyade daha geniş bir çatışma riskini de barındırdığını gösteriyor. Bu nedenle piyasalar artık diplomatik başlıkları fiyatlarken daha temkinli davranıyor ve risk iştahındaki toparlanmalar sınırlı kalıyor.
Makro tarafta ise Fed cephesinden gelen mesajlar parite üzerinde aşağı yönlü baskıyı canlı tutmaya devam ediyor. Yetkililerin enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon riskini artırdığına ve faizlerin bir süre daha mevcut seviyelerde tutulabileceğine işaret etmesi, dolar lehine faiz farkı temasını güçlendiriyor. ECB tarafında ise büyüme görünümüne yönelik zayıflık devam ederken bu ayrışma paritede yukarı hareketlerin kalıcılığını zorlaştırıyor.
Bugün ABD Michigan güven endeksi ve Fed üyelerinden gelecek mesajlar takip edilecek olsa da piyasa davranışının büyük ölçüde jeopolitik haber akışına bağlı kalmaya devam ettiğini görüyoruz.
EUR/USD tarafında mevcut görünümde aşağı yönlü risklerin korunduğunu düşünüyoruz. Sabah saatlerinde görülebilecek tepki hareketlerinde 1,1600-1,1650 bandına doğru bir toparlanma mümkün ancak bu seviyelerin üzerinde kalıcılık sağlanmadığı sürece yeniden 1,1500 ve altına doğru geri çekilme ihtimali ön planda kalmayı sürdürüyor. Jeopolitik risklerin yeniden tırmanması halinde 1,1500 seviyesinin aşağı yönlü kırılması da gündeme gelebilir.
Değerli metaller - Değerli metallerde 26 Mart'ta görülen sert satışların ardından yeni güne tepki alımlarıyla başlandığını görüyoruz. Ons altın 4.378 dolar seviyesine kadar geriledikten sonra 4.400 dolar civarında dengelenirken, gümüşte de benzer şekilde sınırlı bir toparlanma dikkat çekiyor. Bu hareketin arkasında Trump'ın saldırıları ertelemesiyle birlikte petrol fiyatlarında görülen geri çekilme ve risk iştahındaki kısmi toparlanma yer alıyor.
Buna rağmen değerli metaller tarafında ana baskının ortadan kalktığını söylemek zor. ABD 10 yıllık tahvil faizinin %4,41 seviyesinde kalmaya devam etmesi ve Fed yetkililerinin faiz indirimi konusunda temkinli duruşunu sürdürmesi, reel faizler üzerinden altın ve gümüş üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor. Ayrıca jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalkmamış olması, piyasanın bu toparlanmayı kalıcı bir yön değişimi olarak fiyatlamasını engelliyor.
Ek olarak merkez bankalarının altın tarafındaki davranışında değişim sinyalleri görülüyor. TCMB'nin son dönemde gerçekleştirdiği satış ve swap işlemleri, altın fiyatları üzerinde ek bir baskı unsuru oluştururken, küresel ölçekte de merkez bankası talebinde yavaşlama ihtimali piyasa tarafından izleniyor.
Kısa vadede ons altında 4.300 dolar, gümüşte 65 dolar seviyeleri destek olarak izlenebilir. Yukarı yönlü hareketlerde ise altında 4.500-4.600 dolar, gümüşte 72-75 dolar bandı direnç bölgesi olarak takip edilebilir. Mevcut ortamda yükselişlerin daha çok tepki hareketi olarak kalmasını bekleriz.
ABD tahvil faizleri - ABD 10 yıllık tahvil faizinde son günlerde oynaklığın arttığı bir süreç izleniyor. 26 Mart kapanışında %4,41 seviyesine yükselen faiz, jeopolitik risklerin yarattığı enflasyon endişeleriyle yukarı yönlü hareketini korurken, Cuma sabahı itibarıyla petrol fiyatlarındaki geri çekilmeye paralel olarak sınırlı bir denge arayışı dikkat çekiyor. Trump'ın saldırıları ertelemesi kısa vadede faizler üzerinde aşağı yönlü bir baskı yaratmış olsa da, Fed yetkililerinin enflasyon riskinin arttığına yönelik vurguları bu hareketin kalıcı olmasını zorlaştırıyor. Özellikle enerji fiyatlarının yeniden yükselmesi halinde tahvil faizlerinde %4,50 seviyesine doğru bir hareket alanı oluşabilir. Buna karşılık jeopolitik risklerde net bir iyileşme ve enerji fiyatlarında kalıcı bir geri çekilme görülmeden tahvil faizlerinde anlamlı bir düşüş beklemiyoruz.
ABD hisse senedi piyasaları - ABD hisse senetlerinde son fiyatlama davranışı giderek daha net şekilde jeopolitik riskler ile finansal koşulların birlikte yarattığı baskı üzerinden şekilleniyor ve bu çerçevede yukarı yönlü hareketlerin kalıcılığının sınırlı kalmasını bekliyoruz. Trump'ın İran'a yönelik saldırıları ertelemesi kısa vadede risk algısını yumuşatsa da, aynı anda ABD'nin bölgeye asker sevkiyatını artırması ve sahadaki gerilimin devam etmesi piyasanın bu gelişmeyi kalıcı bir rahatlama olarak fiyatlamasını engelliyor. Petrol fiyatlarının yeniden yükselmesi ve tahvil faizlerinin yüzde 4,40 seviyesine yaklaşması birlikte değerlendirildiğinde, piyasa bunu yalnızca enflasyon değil doğrudan büyüme ve marjlar üzerinde baskı yaratacak bir tablo olarak okumaya devam ediyor. Bu nedenle son dönemde görülen yukarı denemelerin daha çok kısa vadeli tepki hareketi olarak kalması ve satışla karşılanması daha olası görünüyor.
Piyasa içindeki dağılım bu tabloyu daha net yansıtıyor. Enerji fiyatlarının yüksek kalmaya devam etmesi enerji ve savunma hisselerini desteklerken ulaştırma, tüketim ve genel olarak maliyet hassasiyeti yüksek sektörlerde baskının sürdüğünü görüyoruz. Teknoloji tarafında ise hareket tek yönlü değil. Yapay zeka ve veri merkezi yatırımlarına bağlı güçlü hikaye korunuyor ancak piyasa bu temayı artık geniş tabanlı taşımıyor. Güçlü nakit akışı ve bilanço kalitesi olan şirketler daha dirençli kalırken değerlemesi yüksek ve marj baskısına açık segmentlerde zayıflık daha belirgin. Bu da endeks içinde liderliğin netleşmediği ve hareketin kırılgan kaldığı bir yapı oluşturuyor.
Kısa vadede piyasanın güçlü bir yükseliş trendi oluşturmasını destekleyecek net bir zemin oluşmuş değil. Petrol fiyatlarında belirgin bir geri çekilme ve tahvil faizlerinde eş zamanlı bir düşüş görülmeden risk iştahının kalıcı şekilde toparlanması zor görünüyor. Buna karşılık jeopolitik tarafta tansiyonun yeniden yükselmesi halinde piyasa çok daha hızlı ve sert şekilde aşağı yönlü tepki verebilir. Bu nedenle mevcut tabloda endeks genelinde agresif bir duruş yerine enerji fiyatlarındaki yüksek seviyeden fayda sağlayan ve bilanço kalitesi güçlü alanlara odaklanmanın daha sağlıklı olduğunu düşünüyoruz.
Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

ForInvest HaberBurada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.