ANALİZ- Küresel piyasalarda risk iştahı, Fed?e yönelik beklentilerdeki hızlı değişimle tekrar artışa geçti (Akbank) [FNC-NEWS]
- 28.11.2025 18:02
Küresel piyasalarda risk iştahı Fed?e yönelik beklentilerdeki hızlı değişimle tekrar artışa geçti
Geride bıraktığımız hafta Fed yetkililerinden gelen açıklamalar Fed?in aralık ayı kararına dair piyasa beklentilerini hızla değiştirirken, risk iştahındaki artışın desteğiyle hisse senedi piyasaları önceki haftadaki kayıplarını telafi etti. Altın ise tahvil getirileri ve dolar endeksindeki zayıflamayla tekrar yükselişe geçti. Önümüzdeki hafta yurt içinde önemli veriler açıklanacak: Ç3 GSYH, İSO Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi, öncü dış ticarete istatistikleri, TÜFE, Reel Efektif Döviz Kuru ve hazine nakit dengesi. Yurt dışında ise ABD?de İmalat Sanayi PMI, ISM İmalat Endeksi, ADP istihdam değişimi, sanayi üretimi, Hizmet Sektörü PMI, ISM Hizmet Sektörü Endeksi, PCE enflasyonu ve Michigan Üniversitesi Tüketici Güven Endeksi Euro Bölgesi?nde İmalat Sanayi PMI, TÜFE, işsizlik oranı, Hizmet Sektörü PMI ve GSYH verileri takip edilecek.
Geçtiğimiz hafta piyasalarda ABD ve Euro Bölgesi ekonomik faaliyetine dair öncü göstergeler takip edilirken, makro gündemde Fed yetkililerinden gelen mesajlar, jeopolitik gündemde ise ABD liderliğinde yürütülen Rusya-Ukrayna barış planı ön plana çıktı. Geçtiğimiz hafta Cuma günü New York Fed Başkanı John Williams'ın kısa vadede yeni bir faiz indiriminin gündeme gelebileceğini söylemesinin ardından, hafta başında da San Francisco Fed Başkanı Mary Daly işgücü piyasasında ani bir bozulmanın enflasyonun yükselişe geçmesinden daha olası ve yönetilmesi daha zor bir risk olduğuna dikkat çekerek faiz indirimini desteklediğini söyledi. Fed Guvernörü Christopher Waller da işgücü piyasasına dikkat çekerek faiz indiriminden yana olan görüşlerini yineledi. Fed yetkililerin faiz indirimlerine yönelik söylemlerini netleştirmesiyle birlikte piyasaların aralık ayına dair beklentileri de bu hafta hızla değişti. Bununla birlikte, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Fed başkanlığı görevi için beş güçlü adayın değerlendirildiğini ve Trump'ın yeni başkanı Noel'den önce duyurma ihtimalinin yüksek olduğunu açıkladı. Bessent?in daha önce yaptığı açıklamalarda Beyaz Saray Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett, Fed'in Denetimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Michelle Bowman, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, eski Fed Yönetim Kurulu Üyesi Kevin Warsh ve varlık yönetim şirketi BlackRock'ın üst düzey yöneticisi Rick Rieder?dan bahsettiğini, bunlar arasında piyasalarda en çok konuşulan ismin Kevin Hassett olduğunu hatırlatalım. Makro tarafta, ABD?de hükümetin açılması sonrasında tekrar yayınlanmaya başlayan ÜFE verisi eylülde aylık %0,3 artarak beklentiyi karşılarken, perakende satışların tahminlerin altında kalması, dayanıklı mal siparişlerinin yavaşlaması ve 8 Kasım haftasında istihdam azalışına işaret eden ADP verisi ekonomik faaliyete dair daha zayıf bir görünüm ortaya koydu. Bununla birlikte, son dört aydır düşüş eğiliminde bulunan Conference Board Tüketici Güven Endeksi kasımda 88,7 ile nisandan bu yana en düşük seviyeye gerileyerek tüketicilerin hem iş koşullarına hem de işgücü piyasasına ilişkin görüşlerinin belirgin şekilde kötüleştiğine işaret etti. Beklenti Endeksi, on aydır resesyon seviyesi olarak değerlendirilen eşiğin (80) altında seyrediyor. Tüketicilerin ortalama 12 aylık medyan enflasyon beklentileri ise %4,8?e yükseldi. Jeopolitik tarafta, ABD Başkanı Trump bu hafta Çin Devlet Başkanı Cinping ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinin oldukça verimli geçtiğini belirterek nisan ayında Çin'e bir ziyaret planladığını açıkladı. Bununla birlikte, Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Rusların ve Ukraynalıların katkılarıyla oluşturulan 28 maddelik Ukrayna barış planı maddelerinin ayrıntılı bir şekilde ele alındığını ve bu maddelerin büyük çoğunluğunda anlaşmaya varıldığını duyurdu.
Küresel risk iştahı Fed yetkililerinden gelen güvercin açıklamalar ve olumlu seyreden jeopolitik haber akışlarıyla toparlanırken, hisse senedi piyasalarında yükseliş, tahvil getirilerinde ise düşüş takip edildi. VIX oynaklık endeksi bu hafta istikrarlı düşüş eğilimiyle 17,2?ye gerileyerek piyasalardaki belirsizlik unsurlarının azalmasıyla birlikte hedge pozisyon talebinin zayıfladığı ve risk iştahının tekrar artışa geçtiği sinyali verdi. MSCI Dünya Endeksi ABD, Avrupa ve Asya borsalarındaki genele yayılan yükselişlerle %3,1 değerlenerek önceki hafta yaşanan kayıpların tamamını telafi etti. ABD?de S&P 500 ve Nasdaq haftalık sırasıyla %3,2 ve %4,2 yükseldi. Alt detayda iletişim (%+6,2, Google (%+9,3), Meta (%+7,3)), zorunlu olmayan tüketim (%+4,4) ve sağlık (%+3,9) endeks üstü getirilerle ön plana çıkarken, enerji (%-0,9) dışında tüm sektörlerdeki alıcılı seyir ile küçük ve orta ölçekli hisselerin yükselişe öncülük etmesi risk iştahındaki geniş tabanlı artışa işaret eden göstergeler oldu. Avrupa tarafında, Eurostoxx-600 küresel risk alma isteğinden ve Rusya-Ukrayna barış sürecinde kaydedilen ilerlemeden destek bularak %2,3 değer kazandı. Asya borsaları da bölge genelinde yükselirken, önceki hafta sert gerileyen Japonya borsası (Nikkei 225: %+3,35) toparlanma sürecinde bölgeden pozitif ayrıştı. Faizler tarafında, Fed yetkililerinin aralık ayı faiz indirimine kapıyı aralayan açıklamalarının ardından piyasaların aralık ayı faiz indirimine verdiği olasılık %40?lardan %90?a ulaştı. Bununla uyumlu olarak, 10 yıllık ABD tahvil getirisi bu hafta 8 baz puan (bp) düşüşle %3,99?a, 2 yıllık getiri 3 bp düşüşle %3,47?ye geriledi. Tahvil getirilerindeki düşüşle eş anlı olarak Dolar Endeksi (DXY) %0,5 değer kaybederek 99,7?ye gerilerken, Euro/dolar paritesi %0,5 artışla 1,157 seviyesinde işlem görüyor. Geçtiğimiz hafta 4044-4077$/ons gibi dar bir bantta hareket eden altın, tahvil getirilerindeki düşüş ve dolar endeksindeki zayıflamadan destek bularak bu hafta %2,7 artışla 4175$/ons?a yükseldi.
Yurt içinde Reel Kesim Güven Endeksi mevsimsellikten arındırılmış (m.a.) olarak kasımda 1,2 puan daha artarak 103,2 ile Mart 2025?ten beri en yüksek değere ulaştı. Endeks tarihsel ortalamasına yaklaşarak imalat sanayinde iyileşmeye başlayan bir görünüme işaret etti. Hizmet, perakende ve inşaat sektör güven endeksleri kasım ayında artmakla birlikte, tarihsel ortalamalarının altında kalmaya devam etti. Kapasite Kullanım Oranı (m.a.) kasım ayında 0,1 puanlık sınırlı artışla %74,1 olurken, ilk 10 aylık ortalamasının 0,4 puan, 2024 yılı ortalamasının 2,1 puan, tarihsel ortalamasının ise 2,2 puan altında kalarak üretimde zayıf seyrin yılın son çeyreğinde de devam ettiği sinyali verdi (Makro: İmalat sanayi, hizmet ve perakendede talebe ilişkin sinyaller güçleniyor). TCMB?nin yayınladığı kasım ayı Sektörel Enflasyon Beklentileri verilerine göre 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentileri, piyasa katılımcıları için bir önceki aya göre 0,2 puan artarak %23,49?a yükselirken, reel sektör için 0,6 puan azalışla %35,70?ye, hanehalkı için ise 2,2 puan azalarak %52,24?e geriledi. Yurt içinde TÜİK?in nihai verilerine göre dış ticaret açığı ekim ayında 7,58 milyar $ ile Ticaret Bakanlığı tarafından ay başında açıklanan geçici verinin hafif üzerinde (-7,4 milyar $) gerçekleşti. Bunda enerji ithalatının öncüye göre daha yüksek açıklanması rol oynadı. İhracat yıllık bazda %2,0 artışla 23,9 milyar $, ithalat ise yıllık %7,2 yükselişle 31,5 milyar $ seviyesinde gerçekleşti. Böylece yılın ilk on ayında dış açık 74,6 milyar $, 12 aylık birikimli olarak 91,0 milyar $ oldu. Ekonomik Güven Endeksi mevsimsellikten arındırılmış olarak kasımda aylık 1,3 puan artarken 99,5 ile marttan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
ForInvest HaberBurada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.