ANALİZ- Haftalık Bülten (Kuveyt Türk) [FNC-NEWS]
- 10.11.2025 08:48
https://mona-forinvest-news-inbound-mails.s3.us-east-1.amazonaws.com/attachments/DU0PR10MB9362A34E5396C45DAE98BB43B9CEA%40DU0PR10MB9362.EURPRD10.PROD.OUTLOOK.COM/Haftal%25C4%25B1k%2520B%25C3%25BClten%252010.11.2025.pdf
Geçtiğimiz hafta küresel piyasalarda gözler özellikle ABD'de hükümket kapanmasının devam etmesi sebebiyle veri akışının aksaması, iş gücü göstergelerindeki zayıflama sinyalleri, yüksek mahkemenin ticaret politikalarına temas eden dosyası ve teknoloji şirketlerinin maliyet gündemi üzerinde toplandı. Özel sektör istihdamını izleyen ADP raporu ekim ayında 42 bin kişilik sınırlı artışa işaret ederken yıllık ücret artışı durağan seyretti, İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi %48,7 ile daralma bölgesinde kaldı, Yüksek Mahkeme'nin başkanın acil durum yetkileri kapsamında geniş kapsamlı gümrük tarifeleri uygulamasına dair yetki tartışmalarını gündemine alması dış ticaret ve tedarik zinciri görünümüne ilişkin belirsizliği artırarak şirket rehberliklerine duyarlılığı yükseltti. Bu ortamda uzun vadeli hazine getirileri gün içinde sert dalgalanmalar yaşarken, dolar endeksi güçlü kalırken altın belirsizlik ve güvenli liman talebiyle destek buldu. Ek olarak, haftanın son işlem gününde, ABD'de açıklanması beklenen tarım dışı i
stihdam verisi hükümet kapanmasının devam etmesi nedeniyle bu ay da açıklanmadı. Enerji cephesinde OPEC artı grubunun üretim artışlarını erteleme yönündeki sinyalleri petrolü kısmen desteklerken, Asya talebindeki zayıflık ve ABD arzındaki esneklik petrol fiyatlarındaki artışı sınırladı. Şirket haberlerinde bulut ve yapay zekâ yatırımlarına yönelik sermaye harcamalarının artacağına dair mesajlar teknoloji hisselerinde değerleme baskısını öne çıkarırken endekslerde seçici kâr realizasyonlarını tetikledi, sonuç olarak risk iştahı veri boşlukları ve politika belirsizlikleri arasında dalgalı bir eksende seyretti. Geçtiğimiz hafta S&P 500 %1,6, Dow Jones %1,2 ve Nasdaq %3,0 değer kaybetti. Haftanın ilk işlem gününde gözler enflasyon verisindeydi. TÜFE aylık bazda %2,55 artış, yıllıkta ise %32,87 seviyesinde gerçekleşti. Kuveyt Türk Yatırım olarak Ekim ayında artışın %2,76 seviyesinde olmasını bekliyorduk, gerçekleşmenin bu tahminin altında kalması gıda grubundaki ılımlı seyre bağlandı. Aynı gün açıklanan İSO Türkiye İmalat PMI verisi 48,4 seviyesinde gerçekleşerek üretim ve yeni siparişlerde yavaşlamanın sürdüğünü gösterdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'n
ın açıkladığı TÜFE bazlı reel efektif döviz kuru %1,09 artışla 71,87 seviyesine yükseldi bu artış TÜFE'deki yükselişin nominal kur artışının üzerinde kalmasından kaynaklandı. Döviz cephesinde dolar TL karşısında ortalama %1,24, euro ise %0,51 değer kazanırken, TL reel bazda sınırlı bir değer kaybı sergiledi. TCMB verilerine göre yurt dışı yerleşikler 31 Ekim haftasında hisse senedi piyasasında 243 milyon dolar, DİBS piyasasında ise 487 milyon dolar net alım yaptı ve böylece dört haftalık satış serisini sonlandırarak yeniden alım tarafına geçti. Rezervlerde TCMB'nin brüt döviz varlıkları 183,6 milyar dolar, swap hariç net rezervleri 52,7 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Türkiye'nin 5 yıllık CDS primi hafta boyunca 245-249 baz puan aralığında yatay seyretti. Haftanın son işlem gününde ise Kuveyt Türk Yatırım Araştırma olarak bizim de katıldığımız yılın dördüncü Enflasyon Raporu sunumu takip edildi. Raporda 2025 yılı enflasyon tahmin aralığı %25-29 bandından %31-33 bandına yükseltilirken, 2026 tahmin aralığı %13-19 bandında sabit bırakıldı.
Ara hedefler 2025 için %24, 2026 için %16 ve 2027 için %9 olarak korundu. Başkan Karahan, küresel büyümedeki zayıflık ve arz artışı nedeniyle petrol fiyatı varsayımlarının aşağı, değerli ve endüstriyel metallerdeki yükseliş nedeniyle ise ithalat fiyatlarının yukarı yönlü güncellendiğini açıkladı. Genel olarak, hafta boyunca yüksek oynaklığın hâkim olduğu, piyasa dinamiklerinin makro veriler ve TCMB iletişimi etrafında şekillendiği bir görünüm izlendi. Geçtiğimiz hafta Borsa İstanbul yaklaşık %4, Katılım 100 endeksinde ise %2 değer kaybı yaşadı. Yurt içinde ödemeler dengesi, ABD'de ise enflasyon verileri haftanın odağında olacak... Küresel piyasalarda yeni haftaya girerken gözler ABD'de açıklanacak enflasyon verilerine ve hükümetin yeniden açılmasına yönelik gelişmelere çevrilmiş durumda. Pazar akşamı toplanan ABD Senatosu'nda Demokratlar ve Cumhuriyetçilerin 40 gün süren hükümet kapanmasının ardından geçici bütçe üzerinde uzlaşmaya varması, piyasalarda risk iştahını destekliyor. Oylamada hükümetin ocak ayı sonuna kadar fonlanmasını öngören tasarının kabul edilmesi beklenirken, tasarı Senato'dan geçtikten sonra Temsilciler Meclisi'nde görüşülerek Beyaz Saray'a iletilecek ve Başkan Trump'ın onayıyla federal hükümetin resmen yeniden açılması öngörülüyor.
Bu gelişme, veri akışında yaşanan kesintilerin ve ekonomik görünümdeki belirsizliğin hafiflemesine yönelik umutları yeniden artırdı. Bununla birlikte, 13-14 Kasım tarihlerinde açıklanacak Ekim ayı TÜFE ve ÜFE verileri Fed'in faiz patikasına ilişkin beklentiler açısından haftanın en kritik gündemini oluşturuyor. Özellikle çekirdek enflasyonda görülebilecek sınırlı gevşeme sinyalleri, 2025 yılına yönelik faiz indirimi beklentilerini yeniden şekillendirebilir. Hükümetin yeniden açılması sürecine rağmen federal bütçe uzlaşısının kalıcı olup olmayacağına dair belirsizlik, kısa vadede temkinli fiyatlamaları gündemde tutabilir. Öte yandan Hazine'nin hafta ortasında gerçekleştireceği tahvil ihaleleri ve 11 Kasım'daki Veterans Day tatili nedeniyle düşük likidite koşulları volatiliteyi artırabilir.
Genel olarak, bilanço sezonunun sonuna yaklaşılırken büyük teknoloji şirketlerinin rehberlikleri, makro veri akışının normale dönme hızı ve Fed'in para politikası yönlendirmeleri bu hafta piyasaların yönünü belirleyecektir. Yurt içi piyasalarda yeni haftada gözler ödemeler dengesi ve sanayi üretimi verisinde olacak. Eylül ayı cari dengenin yeniden açık vermesi bekleniyor özellikle enerji ve altın kalemlerindeki hareketler dış finansman kalitesini belirleyecek. Net hata noksan kalemindeki seyir ve rezerv değişimi de TL varlıkların yönü açısından yakından izlenecek. Kuveyt Türk Yatırım Araştırma olarak 2025 yılı cari işlemler dengesine ilişkin öngörümüzü koruyor, cari açığın 22,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesini ve millî gelire oranının %1,5 seviyesinde olmasını öngörüyoruz. Haftanın ilk işlem gününde açıklanacak sanayi üretimi, üçüncü çeyrekteki büyüme temposunun korunup korunmadığına dair sinyal verecek. Haftanın ilerleyen günlerinde konut satış istatistikleri ile TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi öne çıkacak.
Açıklanacak veriler, konut talebindeki momentum ve yıl sonu enflasyon beklentilerinin gidişatını ortaya koyacak. Yurt içi haber akışının endeks üzerindeki etkisi güçlü biçimde sürerken, bilanço dönemi konsolide şirketler için son tarih olan 10 Kasım yaklaşırken güçlü gelen bilançolar BIST100 endeksinde 11.000 puan üzerindeki seyrin devamı açısından katalizör işlevi görebilir. Ancak küresel risk iştahındaki kırılgan görünüm ve jeopolitik gelişmelere dair haber akışı, yükselişler üzerinde baskı unsuru olmaya devam ediyor. Teknik açıdan bakıldığında önümüzdeki hafta endeksin 10.590 desteği üzerinde tutunup tutunamayacağı takip edilecek. Bu seviyenin altına olası sarkmalarda satışların derinleşmesi ve 10.400-10.250 bandına doğru geri çekilmeler görülebilir. Buna karşın 10.590 seviyesinden gelen tepki alımlarıyla birlikte 11.000-11.150 aralığı yeniden hedef haline gelebilir
Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
ForInvest HaberBurada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.