ANALİZ-Piyasalarda Gelişmeler/Beklentiler(QNB Finansbank)
- 19.02.2021 08:47
QNB Finansbank Erkin Işık ve Deniz Çiçek Tarafından Hazırlanan
Günlük Bülten:
"Para Politikası Kurulu politika faizini %17.0 olarak korudu.
Karar metnindeki değişiklikler, Başkan Ağbal’ın faiz indiriminin bu
yıl uzun süre gündemde olmayacağı ve gerekirse ek sıkılaştırma
yapılacağı mesajlarıyla uyumluydu. Eylül’e kadar faizin bu seviyede
tutulmasını ve enflasyondaki düşüşle beraber yılsonunda %13.0’e
çekilmesini bekliyoruz. ? Gelişmekte olan ülkelerdeki eğilime paralel
olarak, Ocak ortasından itibaren yurtdışı yerleşiklerin fon girişleri
yavaşlamıştır. Yurtiçi yerleşiklerin ise altın ve parite fiyat
etkisinden arındırılmış döviz mevduatı, 12 Şubat haftasında 1.5 milyar
dolar artarak, önceki 2 haftadaki düşüşü geri almıştır. ? Bugün ABD ve
Euro Bölgesinde Şubat ayı öncü PMI göstergeleri açıklanacak. Bu gece
de Fitch Türkiye’nin kredi notu değerlendirmesini yayımlayacak. BB-
(yatırım yapılabilir seviyenin 3 kademe altı) olan kredi notunda ve
negatif olan not görünümünde değişiklik beklenmiyor.
TCMB faizi değiştirmedi, sıkı para politikası söylemini korudu
Para Politikası Kurulu (PPK), 100 baz puanlık faiz artırım tahminimize
karşılık, piyasa beklentisi doğrultusunda politika faizini (haftalık
repo faiz oranını) %17.0 olarak korudu. Hatırlanacağı gibi, TCMB
2020'nin ikinci yarısında enflasyon görünümündeki bozulmaya karşı para
politikasını sıkılaştırmış Eylül, Kasım ve Aralık aylarında haftalık
repo faizini oranı kademeli olarak %8.25'ten %17.0’ye yükseltmişti.
Ayrıca, Kasım PPK toplantısında politika çerçevesi sadeleştirilerek
ortalama fonlama oranı haftalık repo faizine eşitlendi. (Grafik 1)
Karar metni, önceki PPK açıklamasına çok benziyordu. En önemli ilave
ise şu cümle oldu: "Kalıcı fiyat istikrarı ve yüzde 5 hedefine
varıncaya kadar, para politikası faizi ile gerçekleşen/beklenen
enflasyon arasındaki denge, güçlü dezenflasyonist etkiyi koruyacak
şekilde kararlılıkla sürdürülecektir." Ayrıca, “2021 yılsonu tahmin
hedefi dikkate alınarak” vurgusu eklenerek, enflasyonda kalıcı düşüşe
işaret eden güçlü göstergeler oluşana kadar para politikasındaki sıkı
duruşun uzun süre kararlılıkla sürdürüleceği mesajı tekrarlandı.
Eklemeler daha önce Başkan Naci Ağbal’ın Enflasyon Raporu sunumunda
ilettiği mesajlar doğrultusunda olduğu için yeni bir mesaj
içermiyordu. Bunların yanında, yakın tarihli bir röportajda Ağbal, bu
yıl içinde faiz indiriminin uzun süre gündemlerinde olmayacağını
söyleyerek sıkı para politikası mesajını güçlendirmişti. Ağbal ayrıca
TCMB’nin enflasyon tahmin patikasındaki risklere de vurgu yapmıştı ki,
bu doğrultuda PPK metninde de “gerekmesi durumunda ilave parasal
sıkılaşma yapılacaktır” ifadesi korundu. PPK metninde, makroekonomik
koşullara ilişkin önceki değerlendirmeler çoğunlukla aynı kaldı.
Enflasyon görünümü üzerindeki olumsuz etkilerin (yani yurt içi talep
koşulları, birikimli maliyet etkileri, döviz kurları, artan
uluslararası gıda ve diğer emtia fiyatları ve yüksek enflasyon
beklentileri) devam ettiği belirtildi. İfadelerde hafif bir
değişiklikle, uluslararası emtia fiyatlarında süregelen yükseliş
eğilimi vurgulandı. Orta vadeli enflasyon görünümü için bazı
sektörlerde yoğunlaşan arz kısıtlamalarının, ücret ve yönetilen fiyat
ayarlamalarının önemi tekrarlandı. Öte yandan, para politikasındaki
önceki sıkılaşmanın krediler ve iç talep üzerindeki etkisinin
belirginleşmesiyle, talep ve maliyet unsurlarının enflasyon üzerindeki
etkilerinin kademeli olarak azalacağı öngörüldü. Ekonomik faaliyetle
ilgili olarak, pandemiye bağlı kısıtlamaların ekonomi üzerindeki aşağı
yönlü etkilerinin sınırlı olduğu not edilirken, hizmetler ve ilgili
sektörlerdeki faaliyetlerdeki yavaşlama ve kısa vadeli
belirsizliklerin bu sürdüğü belirtildi. Cari işlemler dengesi üzerinde
devam eden olumsuz etkiler de yinelenirken, sıkılaşan finansal
koşullar nedeniyle kredi büyümesinin yavaşlamaya başladığı kaydedildi.
Sıkı para politikasının ve destekleyici küresel finansal koşulların
etkisiyle istikrarlı bir reel döviz kuru patikası varsaydığımızda,
enflasyonun kısa vadede %15 civarında kalacağını ve Haziran ayından
itibaren kademeli olarak düşeceğini öngörüyoruz. Enflasyon eğilimi,
beklentiler ve fiyatlama davranışlarına dair göstergelerin de iyileşme
göstereceğini düşünerek, ilk faiz indirimini Eylül ayında bekliyoruz.
Yılsonunda %10.0 oranında bir yıllık enflasyon ile birlikte politika
faizinin % 13.0'e gerileyeceğini öngörüyoruz. (Grafik 2)
Yabancıların döviz girişi zayıf seyrederken, yurtiçi yerleşikler
döviz alıyor TCMB’nin açıkladığı son portföy verilerine göre 12 Şubat
haftasında, yabancı yatırımcıların hisse senedi portföyleri 0.1 milyar
dolarlık çıkışa işaret etmektedir. Bununla birlikte, son 4 haftadaki
hisse senetlerinden çıkış 0.9 milyar dolara ulaşmıştır. Buna karşılık,
TL cinsi DİBS portföyüne geçen hafta 0.1 milyar dolar, son 4 haftada
da 0.7 milyar dolar giriş olmuştur. Yatırımcıların hisse senetlerinden
bonoya kayması, ekonomik aktivitede yavaşlama ve enflasyon görünümünde
iyileşme beklentilerini yansıttığı düşünülebilir. Ancak nette son 4
hafta içerisinde TL cinsinden varlık portföyü yataya dönmüş
gözükmektedir. (Grafik 3) Bu da, dünkü raporumuzda bahsettiğimiz,
gelişmekte olan ülkelerin genelindeki eğilime paraleldir. (ayrıntılar
için link) Bunların yanında, BDDK’nın açıkladığı bankaların bilanço
dışı döviz pozisyonu ve TCMB’nin swap miktarındaki değişimden,
yurtdışı yerleşiklerin kısa vadeli swap pozisyonlarındaki akımları
hesaplıyoruz. Bu kanaldan geçtiğimiz hafta 0.8 milyar dolarlık giriş
olmuş gözükmektedir, ancak son 3 haftada giriş eğiliminde belirgin
zayıflama gözlenmektedir. Bunun da gelişmiş ülkelerde artan enflasyon
endişeleri ile global faiz hadlerindeki artışla alakalı olduğunu
düşünüyoruz. Ekim sonundan itibaren toplam rakamlara göre, yabancı
yatırımcıların TL cinsinden tahvil portföyüne 3.8 milyar dolar, hisse
senedi portföyüne ise 1.0 milyar dolar giriş yaşanmıştır. Bunların
yanında carry trade kanalından 15.1 milyar dolarlık esas belirgin
giriş olmuştur. Bu doğrultuda, yabancı yatırımcıların toplam TL
pozisyonu 19.9 milyar dolar artsa da 2020 başındaki toplam seviyeye
göre halen 16.8 milyar dolar daha düşüktür. Altın ve parite
etkisinden arındırdıktan sonra, yurtiçi yerleşik gerçek kişilerin
döviz mevduatı 12 Şubat haftasında 1.5 milyar dolar arttığını
hesaplıyoruz ki bu doğrultuda önceki 2 haftada yaşanan düşüş geri
çevrilmiştir. Ekim sonundan beri DTH’taki net artış 12.9 milyar dolar
seviyesindedir ki bunun 11.0 milyar dolarlık kısmı bireylerin
hesapları ile ilgilidir. Diğer taraftan, TCMB’nin efektif deposunda
Ekim sonundan beri gözlenen 0.8 milyar dolarlık artış, DTH hacmindeki
hareketin bir kısmının, sisteme efektif girişinin de olduğunu
düşündürmektedir. (Grafik 4) Yurtiçi bankaların döviz pozisyonları 12
Şubat haftasında 0.1 milyar dolar daha artarak 6.0 milyar dolar
olmuştur. Böylece Ekim sonundan pozisyon artışı 6.7 milyar dolara
ulaşmıştır ki bunun 5.1 milyar doları kamu bankalarının döviz açık
pozisyonlarını kapamaları ile ilgilidir. Sonuç olarak, yabancı
yatırımcılar Ekim sonundan beri 19.9 milyar dolarlık fon girişi
gerçekleştirirken, buna karşılık yurtiçi yerleşikler döviz mevduatı
aynı dönemde 12.9 milyar dolar, yurtiçi bankaların döviz pozisyonu da
6.7 milyar dolar yükselmiştir. Dünkü raporumuzda bahsettiğimiz gibi,
bu senenin ilk yarısında hem dış borç ödemelerinin yüksek olması, hem
de cari açığa yönelik olumsuz görünüm sebebiyle, fon girişlerinin ve
ters dolarizasyon eğiliminin devamı kurlardaki istikrarlı seyrin
korunması açısından önemli olacaktır. (ayrıntılar için link) Ancak son
dönemde, hem yurtdışı fon girişlerinin yavaşladığı, hem de yurtiçi
yerleşiklerin tekrar DTH arttırdıkları gözlenmektedir.
Piyasalarda bugün ECB Ocak ayı para politikası toplantı
tutanaklarında, Euro Bölgesi’nde enflasyon hedefinden çok uzakta
olunduğu ve güçlü euronun enflasyon görünümü için ilave risk
oluşturduğu belirtildi. Tutanaklarda, yönetim konseyi üyelerinin
yeterli parasal teşviklerin sürdürülmesinin ekonomi için gerekli
olduğunu değerlendirdikleri ifade edildi. İlk çeyrekten sonra
ekonomide toparlanma konusunda ihtiyatlı bir iyimserlik sergileyen
yönetim konseyi, destekleyici maliye politikalarının önemine vurgu
yaptı. ABD'de işsizlik maaşına başvuranların sayısı geçen hafta 861
bine yükselerek (beklenti 765 bin), son bir ayın en yüksek değerini
aldı. İşgücü piyasasındaki olumsuz görünümün etkisiyle S&P 500 endeksi
dün %0.4 oranında geriledi. VIX endeksi 22.5 seviyesine yükseldi. Mali
teşvik paketine dair beklentilerle yükselmiş olan 10 yıllık ABD tahvil
faizi sınırlı bir değişimle %1.29 seviyelerine geldi. Veri akışının
etkisiyle dolar biraz zayıflarken, EUR/USD bugün 1.2090 seviyelerinde
başladı. Brent petrol fiyatı 65 dolar seviyelerinden 63 doların altına
geriledi. Ons altın fiyatı 1780 dolardan 1765 dolar civarına geriledi.
Asya ve pasifik hisse senedi endeksleri de bugün, son dönemde yükselen
ABD tahvil faizlerinin etkisiyle zayıf seyretti. USD/TL PPK
kararının ardından bir miktar yükselse de önceki günkü kapanışa göre
belirgin bir değişim göstermedi ve bu sabah 6.98’de başladı. 5 yıllık
Türkiye CDS’i dün 5 baz puan azalarak 288 baz puan oldu. 2 yıllık
tahvil faizi ise yine 5 baz puan azalarak %14.43 oldu. Bugün ABD ve
Euro Bölgesinde Şubat ayı öncü PMI göstergeleri açıklanacak. ABD’de
imalat sanayi endeksinin 59.2’den 58.5’e, hizmet endeksinin 58.3’ten
57.6’ya gerilemesi bekleniyor. Euro Bölgesinde ise imalat sanayi
endeksinin 54.8’den 58.3’e, hizmet endeksinin 45.4’ten 45.9’a gelmesi
bekleniyor. Bu gece Fitch kredi notu değerlendirmesini yayımlayacak.
Foreks'in yaptığı ankete göre, Türkiye'nin BB- (yatırım yapılabilir
seviyenin 3 kademe altı) olan kredi notunda ve negatif olan
görünümünde değişiklik beklenmiyor. Bilindiği gibi S&P Türkiye’nin
kredi notunu B+ (Durağan) ile yatırım yapılabilir seviyenin 4 kademe,
Moody’s ise B2 (Negatif izleme) ile 5 kademe altında değerlendiriyor."
Analizin tamamı için:
https://www.qnbfinansbank.com/medium/document-file-3020.vsf
******
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım
danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti,
aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen
bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı
sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve
tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine
dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri
tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer
alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize
uygun sonuçlar doğurmayabilir.
*******
Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )
http://www.foreks.com
http://twitter.com/ForeksTurkey