KPMG: Otomotivde küresel tek pazara veda ediliyor

  • 24.11.2020 10:16

KPMG’nin Küresel Otomotiv Yöneticileri 2020 Araştırması, Covid-19
etkisiyle otomotiv sektöründeki değişimi inceliyor. Araştırmaya göre
sektörde küresel tek pazar anlayışı geride kalıyor, yerini bölgesel ve
yerel pazarları yaşatma yaklaşımı öne çıkıyor. Otomotiv yöneticileri
tedarik zincirini dengede tutmak, küresel talep azalmasını kontrol
etmek, dijital talebi yönetmek gibi konularda uluslararası iş
birliğini gerektiren bir dönemin başladığını söylüyor
KPMG’nin bu yıl 30 ülkeden bin 100’den fazla CEO ve yönetici, iki
binden fazla tüketici görüşmesiyle yaptığı araştırma, Covid-19
krizinin otomotiv endüstrisi üzerindeki karmaşık etkilerine ışık
tutuyor. Araştırma pandemi etkisiyle gerileyen küreselleşmenin sektöre
nasıl yansıdığını anlatıyor. KPMG’nin Küresel Otomotiv Yöneticileri
Araştırması 2020’de, sektör yöneticilerine göre Covid-19’un etkisi
sekiz temel başlıkta toplanıyor:
Covid-19’un global üretim ve satış perspektifinden
değerlendirilmesi gereken bir küresel dalga hareketi olduğu kabul
edilmeli.
Tedarik zincirindeki gecikmeleri takip edebilen iş modelleri çok
önemli bir ihtiyaç.
Covid-19 krizi çok derin bir resesyona işaret eden önemli talep
değişikliklerine neden oldu. Düşen satışlara aldanıp satış ekibini
küçültmek doğru değil. Aksine mevcut insan kaynağı ile müşteri
ilişkilerinin yönetimine ve dijital taleplere odaklanmak gerekiyor.
İnsanlar önümüzdeki dönemde toplu taşımadan daha da uzaklaşacak ve
güvende hissetmek için daha çok para harcamayı göze alacaklar.
Güçlü likiditeye sahip olan şirketler bu dönemi yeni iş
birlikleri, birleşme ve satın almalarla avantaja çevirebilirler. Bu
kriz böyle şirketlerin pazarda kendilerini yeniden tanımlamalarına
fırsat verecek.
Kültürler arasındaki ayrımı görmek şart. Örneğin Çin ve ABD’de
harcamaya eğilimli bir kültür var. Almanya ve Japonya ise harcamaya
istekli değil.
E-mobilitenin geniş kapsamlı uygulanabilmesi büyük ölçüde devlet
desteğine bağlı olacak. Devlet desteksiz e-mobilite yalnızca büyük
şehirlerde belirli bölgelerde uygulanabilecek.
Rekabet yeniden tanımlanıyor. Yani, tedarik zincirinin dengede
kalması, küresel talep azalmasının kabul edilmesi, dijital talep
yönetimi yapılması gibi konularda küresel ortak çalışmayı ve iş
birliğini gerektiren bir dönem başlıyor.
Araştırmaya göre 2020’nin ikinci yarısı itibarı ile sektördeki
mega trendler şöyle sıralanıyor:

Sürdürülebilirlik


Yöneticilerin yüzde 98’si fark yaratmanın anahtarı olarak
sürdürülebilirlik konusunu görüyor ancak bu oran tüketicilerde
yalnızca yüzde 17.
Otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik hakkında topluluk düşüncesi
henüz oluşmamış. Bunun nedeni, otomotiv sektöründeki bir ürünün
sürdürülebilir olup olmadığı ile ilgili sınıflandırma kriterlerinin
henüz net olmaması ve tüketiciler açısından kararlarını etkileyecek
kadar şeffaf olmaması.
Covid-19 etkisiyle tüketiciler bu dönemde daha çok maliyet odaklı
seçimler yapıyor, öncelikleri sürdürülebilirlikten uzaklaştı.

Endüstri politikası

Yöneticilerin yüzde 83’ü endüstri politikalarının ve
düzenleyicilerin teknoloji ajandalarını yönlendirdiğini düşünüyor.
Vergi indirimi ve devlet yardımları önemli etkenler olacak.
Covid-19 etkisiyle ihracatta sıkıntı yaşanan dönem şirketleri
zorluyor. Mesela bu yıl Çin’deki elektrikli araçlar için artırılan
devlet yardımlarının Çin’in endüstri politikasında esneklik sağladığı
görülüyor.

Hammadde

Yöneticilerin yüzde 73’ü bir ülkenin sahip olduğu maden
kaynaklarının o ülkenin tercih ettiği üretim teknolojilerini doğrudan
etkilediği görüşünde.
Hammadde, geleceğin otomotiv sektöründe bölgesel fark yaratma
açısından çok önemli rol oynuyor. Hammadde uzun vadede sektörde tek
bir küresel baskın oyuncu olmasını engelleyecek.

Bölgeler kaymalar

Tek ve büyük bir bölgesel kaymadan çok, farklı teknolojilere,
pazarlara ve uygulamalara birden fazla yerelleşmiş kaymalar bekleniyor.

Kilit trendler

Otomotiv sektöründeki şirketler, tüketiciler için bağımsız ve
bölgesel stratejiler üretmeliler.
Teknolojik gelişime odaklanmış otomotiv sektörü, Covid-19
nedeniyle odağını ‘hayatta kalma’ ve operasyona kaydırmış durumda.
Covid-19’un üretimi negatif etkilemesi sebebiyle, maliyet azaltma
ve artan birleşme ve satın almaların görülmesi bekleniyor.
Araştırmayı değerlendiren KPMG Türkiye Otomotiv Sektör Lideri
Hakan Ölekli, sektörün değişimle yol almaya ve dönüşmeye başladığını
söyledi. Ölekli, “Covid-19’un otomotiv sektörüne etkisi çok yönlü.
Talepteki temel değişikliği, tedarik zincirinin yeniden
tanımlanmasıyla birlikte değerlendirmek gerekiyor. Pandemi nedeniyle
sektörde durgunluk dalga dalga yayılırken talep ve üretimde bölgesel
düşüşlere verilen tepki, otomotiv şirketleri için ‘yeni normalin’
parçası olacak. Rekabet anlayışının değişmesi ve iş birliği çözümleri
araştırmadan çıkan bir başka önemli başlık. Otomotiv üreticileri ile
bilişim ve teknoloji şirketleri arasında yakınlaşma kaçınılmaz
görünüyor. Ancak otomotiv yöneticileri bu yıl aralarındaki rekabeti
kabul ediyor. Nitekim en büyük 15 teknoloji şirketinin piyasa değeri,
en büyük 50 geleneksel otomotiv ekipman üreticisi ve tedarikçisinin
piyasa değerinden beş kat daha yüksek ” diye konuştu.
Sektörde geleceğin perakendesinde ilk sırada araçlardaki yazılım
odaklı gelişmelerin yer aldığını belirten Ölekli, otomotiv
yöneticilerinin yüzde 60’tan fazlasının fiziksel perakende satış
merkezi sayısının küresel ölçekte yüzde 20 ila 30 arasında azalacağı
düşüncesinde olduğunu vurguladı.


Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )
http://www.foreks.com
http://twitter.com/ForeksTurkey