BASIN BÜLTENİ-ALKÜ’de Doğu Akdeniz masaya yatırılıyor

  • 04.12.2019 18:12

Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Siyaset Bilimi ve
Uluslararası İlişkiler Uygulama ve Araştırma Merkezi (SUİ) ve T.C.
Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi (SAM) işbirliğinde
II. ALKÜSAM Uluslararası İlişkiler Kongresi düzenlendi.
ALKÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde 4-5-6 Aralık
tarihlerinde düzenlenen kongreye ev sahibi olarak katılan ALKÜ Rektör
Yardımcısı Prof. Dr. Can Tansel Tuğcu’nun yanı sıra T.C. Dışişleri
Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi Daire Başkanı Yasin Temizkan,
Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Harun Uçak, ALKÜSAM Uluslararası
İlişkiler Kongre Başkanı Prof. Dr. Leyla Harputlu, Düzenleme Kurulu
Başkanı ve Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uygulama ve
Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Tolga Öztürk ile
akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Kongre, farklı bakış açıları kazandıracak

Türkiye ve dünya gündeminin en güncel ve önemli konularından biri
olan “Doğu Akdeniz Bölgesi” ana teması ile düzenlenen kongrenin açılış
konuşmasını gerçekleştiren Dr. Öğretim Üyesi Tolga Öztürk, dünyanın
farklı bölgelerinde özellikle Türkiye’nin yakın çevresine cereyan eden
mevut krizler ışığında bu kongrenin zamanlama ve içerik açısından çok
önemli olduğunu dile getirdi. Öztürk konuşmasının devamında, “Her ne
kadar krizlerle daha çok Ortadoğu anılsa da ülkemizi çevreleyen diğer
bölgeler de büyük ekonomik, siyasi ve güvenlik sınamalardan
geçmekteler. Alanya’yı uluslararası ilişkilerin güncel konuları
açısından önemli kılan husus Doğu Akdeniz bölgesinde bulunması olarak
değerlendirilebilir. Bu bakımdan kongre ana temamızı da “Doğu Akdeniz”
olarak belirledik. Akdeniz’deki politik hamlelerimiz, Kıbrıs sorunu
gibi konular Alanya’nın doğrudan içinde bulunduğu coğrafya olması
bakımından bizim için ayrıca önem arz etmektedir. Bu bağlamda
Kongremizin ve sıradaki oturumlarda ele alınacak Doğu Akdeniz
konularının bize farklı bakış açıları kazandırması bakımından çok
değerli olduğunu düşünüyorum” dedi.

Doğu Akmdeniz teması doğru bir karar

Ardından konuşmasını gerçekleştiren ALKÜSAM Uluslararası İlişkiler
Kongre Başkanı Prof. Dr. Leyla Harputlu ALKÜSAM Uluslararası İlişkiler
Kongresi’nin ikincisini düzenleniyor olmasından duyduğu memnuniyeti
dile getirerek emeği geçenlere teşekkür etti. Harputlu devamında “ En
büyük temennimiz bilimsel saygınlığı en üst seviyede tutarak bu
kongrenin devamlılığını sağlamaktır” dedi.
ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Can Tansel Tuğcu ise konuşmasında
kongrenin ana temasının “Doğu Akdeniz” olmasının isabetli bir karar
olduğunu ifade ederek “Şu anda içinde bulunduğumuz ekonomik ve
politik konjektör içerisinde çok isabetli bir tema olarak düşünüyorum.
Bildiğiniz üzere tüm dünyanın gözü Doğu Akdeniz’in üzerinde. Yani
dünya üzerinde birçok küresel gücün Doğu Akdeniz’de mevcut olduğunu
düşündüğümüz enerji kaynaklarına ulaşmak noktasında bugün Doğu
Akdeniz’deki tasarruflarını yakından takip ediyoruz. Bu noktada başta
Sayın Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu’nun çok büyük uğraşlarını
takip ediyoruz. Yine Dışişleri Bakanlığımızın ilgili çalışanlarının,
birimlerinin ve yöneticilerinin de bu noktada çok kıymetli emekleri
olduğunu görmekteyiz. Doğu Akdeniz’deki Kıbrıs açıklarındaki enerji
kaynaklarının dünya için bu kadar önem taşıdığı bir atmosferde böyle
bir ana tema ile bir kongrenin düzenlenmiş olması takdire şayandır.
Ben bu kongre içinde sunulacak bilimsel çalışmalarla, sorularla ve
cevaplarla Alanya özelinde bir yanıt bulacağını düşünüyorum” diye
konuştu.
Son olarak salonda bulunanlara hitaben bir konuşma gerçekleştiren T.C.
Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi Daire Başkanı Yasin
Temizkan “ Dışişleri Bakanlığı adına hepinizi saygı ve sevgiyle
selamlıyorum” diyerek sözlerine başladı. Selamlamaların ve
teşekkürlerin ardından konu ile ilgili önemli açıklamalarda bulunan
Temizkan, Doğu Akdeniz’de gerek kıta sahanlığındaki egemenlik
haklarının gerek Kıbrıs Türklerinin Ada’nın doğal kaynakları
üzerindeki asli haklarının korunacağına yönelik ilkeli tutumun
önümüzdeki dönemlerde de devam edeceğinin altını çizdi. Temizkan
konuşmasının devamında konunun iki boyutunun olduğunu ifade ederek
“İlk boyut Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılması,
ikinci boyut ise Kıbrıs Türklerini haklarının garanti altına
alınmasıdır. İlk boyut bizim için bir egemenlik meselesidir. BM
nezdinde 2004’ten itibaren kayda geçirdiğimiz kıta sahanlığı
sınırlarımız içerisinde geçmiş hükümetlerimizin 2009 ve 2012’de
Türkiye Petrollerine ruhsat verdiği sahalarda hidrokarbon arama ve
çıkarma faaliyetlerimiz kararlılıkla sürdürülecektir. Tabiatıyla
uluslararası hukuk uyarınca nihai sınırları belirlemek için Güney
Kıbrıs Rum Yönetimi hariç, tüm bölge ülkeleriyle görüşmeye hazırız.
Yunanistan ile de Ege’de yaptığımız gibi, Doğu Akdeniz için ayrı bir
görüşme süreci başlatabiliriz. Kıbrıs Adası’nın batısındaki sınırları
ise ancak Kıbrıs meselesi çözüldükten sonra ele alabiliriz” dedi.
Konunun ikinci boyutunu Kıbrıs Türklerinin hakları olarak ele alan
Temizkan konuşmasının devamında “Bunun için Kıbrıs meselesinin
çözülmesini beklemeye gerek yoktur. Kıbrıs Rum tarafı hidrokarbon
gelirlerinden yararlanmaya başladığı gün Kıbrıs Türklerinin de bundan
faydalanması gerekir. Bu çerçevede Kıbrıs Türk makamları 13 Temmuz
2019 tarihinde yeni bir kapsamlı öneri yaptılar. Ancak Rumlar bu
yapıcı öneriyi 2011 ve 2012’de olduğu gibi reddettiler” diye konuştu.
Doğu Akdeniz’de halen Yavuz sondaj gemisi ile Oruç Reis sismik
araştırma gemisinin Türkiye kıta sahanlığında faaliyetlerine devam
ettiğini belirten Temizkan “Sondaj gemimiz Fatih 14 Kasım 2019
tarihinden itibaren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti’nin (KKTC)
Türkiye Petrollerine verdiği ruhsat sahalarında yer alan Karpaz
Yarımadası’nın güneyindeki Magosa-1 kuyusundaki planlı çalışmas