Dönmez: Yıl sonuna kadar hangi santraller hazır hangileri değil netleşmiş olacak
- 04.12.2019 14:28
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “Bacası olmayan ve
çalışamaz durumda olanlar yıl başı itibariyle işletilemez hale
gelecek. Bazılarının ise bacaları var, onların rehabilitasyona
ihtiyacı var. Yeni standartlara göre, yeni emisyon değerlerine göre
bir uyum sürecine ihtiyacı var. Yıl sonuna kadar hangi santraller
hazır hangileri değil bunlar netleşmiş olacak” dedi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, 4 Aralık Dünya
Madenciler Günü kapsamında 81 ilden gelen madencileri kabul etti.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nda gerçekleşen kabulde konuşma
yapan Bakan Dönmez, “İşçi ve emekçilerimizin daha iyi hayat
standartlarına sahip olmaları ve emeklerinin karşılığını tam olarak
almaları için çalışma hayatını adil ve hakkaniyetli paylaşım üzerine
tesis etmeye çalışıyoruz. Sizlerin emeklerinizi emanet bilip korumak
için her türlü sorumluluğu üzerimize almaktan çekinmeyeceğiz. Sizlerin
en yüksek güvenlik standartlarında çalışmanız için gerekli tüm
ehemmiyeti gösteriyoruz. Aldığımız güvenlik tedbirleriyle maden
kazalarında son iki yılda yüzde 58’lik bir düşüş sağladık. 2019 yılı
içerisinde toplam bugüne kadar 7 bin 960 denetim gerçekleştirdik. Yıl
sonu itibariyle bu rakam daha da artacaktır. Bu denetimler harici
anlık ve habersiz denetim sayılarımızı artırdık. Denetimlerimizin
amacı, çalışma ortamının daha da iyileştirilmesi ve daha güvenli bir
ortamda madencilik faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi. Amacımız, maden
sektörümüze rehberlik, danışmanlık yapmak, onlara doğruyu göstermek.
Güvenli madencilik bizim için olmazsa olmaz. Bizlerin üzerinde sadece
sizlerin değil, ailelerinizin ve sevdiklerinizin de hakkı vardır.
Madende çalışırken iş kazası neticesinde şehit düşen işçilerimizin
geride bıraktığı yakınlarına destek olmak acılarına bir nebze olsun
dindirmek için gerekli yasal düzenlemeleri de hayata geçirdik. Eş ve
çocuklarının kamuda istihdamı için gereken yasal düzenlemeler
gerçekleşti” ifadelerini kullandı.
“Son yıllarda ne yazık ki madencilik ve çevre konuları çeşitli
spekülasyonlar, olumsuz algı oluşturmaya yönelik kasıtlı içeriklerle
birbirine zıtmış gibi gösterilmeye çalışılıyor” diyen Dönmez,
“Madencilik faaliyetlerinin öncesinde, esnasında ve sonrasında gerekli
tüm önlemleri alarak doğanın ve doğal yaşamın korunması için büyük bir
titizlik gösteriyoruz. Doğada bizim madenlerde bizim. Bu konuyla
ilgili yasada amir olan hükümler belli. Nerede madencilik faaliyeti
yapılacağı nerede yapılmayacağı belli. Madencilik faaliyetleri
esnasında uygulanacak usul ve esaslar da belli. İşletme ruhsatının
bitmesinin ardından sahaların nasıl rehabilite edilerek eski haline
getirileceği de mevzuatlarımızda düzenlenmiş. Ancak biz de bilgi
sahibi olmadan fikir sahibi olmak yaygın. Bu tür içeriklerin amacı
kamuoyu nezdinde özellikle madencilik faaliyetlerinin ve madenci
kardeşlerimizin emeklerinin değersizleştirilmesi olarak görüyoruz. 140
bin civarında bu sektörde çalışan kardeşimiz var. Hak, hukuk ve
emekten bahseden bazı oluşumların kendi varlık sebeplerini istismar
ederek böyle bir işe girişmelerini iyi niyetle bağdaşmadığını
düşünüyoruz. Biz maden veya çevre demiyoruz ne madenlerimizden ne de
çevreden vazgeçeriz diyoruz. Çevreci bir madencilik bizim temel
kıstaslarımızdan birisi. Bugün maden ithalatına yaklaşık 25 milyar
dolar para ödüyoruz. Madenler üretilmezse bu işten kimler kazançlı
çıkacak. Refah düzeyi yüksek ülkelere baktığımızda madencilik
ekonomilerinin yaklaşık yüzde 7’lik dilimine denk geliyor, biz de ise
bu oran yüzde bir. Madencilik konularını bilimselliği olmayan
tartışmalara çekmek yanlış bilgi ve senaryolarla toplumsal algı
oluşturmaya çalışmak ulusal madenciliğimize zarar verecek,
madencilikte dışa bağımlılığımızı artıracak ve kendi kaynaklarımızı
işletemeyecek duruma getirmek” açıklamasını yaptı.
Dönmez, sosyal medyada bir takım sitemlerin geldiğine dikkat
çekerek, “Talepler ve beklentiler birbiriyle uyuşmadığı için bir
taraftan iş arayanlar bir taraftan eleman arayanlar var. Önümüzdeki
dönemde madencilik sektörü hem yüksek teknik düzeyde, hem de işçi
düzeyinde Türkiye’de yıldızı parlayacak iş kollarından biri olarak
görüyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın termik santrallere filtre
takılmasını erteleyen yasayı veto etmesi ve bununla birlikte toplam 13
termik santralden şartları sağlayamayan 10 santralin kapanmasının
mümkün olup olmayacağı ile ilgili bir soruyu yanıtlayan Dönmez,
şunları dedi:
“Bu kapsamda 13 tane termik santral var. Bunlardan 3 tanesinde bir
sorun gözükmüyor. Diğerlerinde de hepsi eşit seviyede değil. Bir kısmı
yatırımlarına başladı ve dönüşümlerini yapıyorlar. Bir kısmı henüz
başlayamamıştı. Hepsini aynı şekilde değerlendirmek doğru değil. Çevre
ve Şehircilik Bakanlığı ve tesis sahipleriyle arkadaşlarımız
görüşüyor. Süratle bu eksikliklerini çevre uyumu açısından
tamamlanmasını arzu ediyoruz.
İşin bir başka boyutu da enerji arz güvenliği ile ilgili.
Ülkemizde bir şekilde bu santrallerden çalışamayacak olanlar olursa
onların yerine çalışabilecek kurulu güçlerimiz var. Özellikle doğalgaz
santrallerimiz bu açıdan kapasitesi yüksek. Ülkemizde bu süreçte
enerji arz güvenliği açısından bir sıkıntı yönetmeden de yürütmüş
olacağız. Çevreyi koruma kollama dengesi içerisinde bu çalışmalarımızı
sürdüreceğiz. Yıl sonuna kadar hangi santraller hazır hangileri değil
bunlar netleşmiş olacak.”
Ek bir süre tanınıp tanınmayacağına yönelik ise Dönmez, “Çevre
mevzuatında bu işe ilişkin standart düzenlemeler varsa süreler neyse
bu kapsamda değerlendirilecek. Bacası olmayan ve çalışamaz durumda
olanlar yılbaşı itibariyle işletilemez hale gelecek. Bazılarının ise
bacaları var onların rehabilitasyona ihtiyacı var. Yeni standartlara
göre yeni emisyon değerlerine göre bir uyum sürecine ihtiyacı var.
Bunların hepsi çevre bakanlığı ile birlikte değerlendirilecek. Bu
kapsamda bizim için kritik konu bir arz güvenliği sorunu sıkıntısı
ülkeye yaşatmamak. Daha önceden aldığımız tedbirler doğrultusunda bu
konuda herhangi bir sıkıntı yaşatmadan bu süreci yönetmiş olacağız. 10
santralin durumu bugünlerde netleşecek. Sayı vermek doğru olmaz daha
sonra kamuoyu ile paylaşacağız” açıklamasında bulundu.
Libya ile imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılması
anlaşmasına değinen Dönmez, “Doğu Akdeniz’de sismik araştırma
gemilerimiz ve sondaj gemilerimizle oradaki hidrokarbon varlığının
varsa aranması ve üretilmesi bulunmasına yönelik çalışmalarımızı
yapıyoruz. İki tane sismik iki tane sondaj gemimiz var. Bugüne kadar 4
sondaj yapıldı 5’inci sondaj devam ediyordu. Şu andaki sondajımız
Ada’nın biraz daha güneyinde. Libya ile yapılan anlaşma, bu anlaşmayla
Doğu Akdeniz’de bizi denklemin ve oyunun dışında tutmaya dönük
çalışmaları engellemiş olduk. Hem Libya’yı hem de Türkiye’yi bu oyunun
dışında tutma niyetleri vardı. Uluslararası deniz hukukuna göre de bu
anlaşma doğru bir anlaşmadır. Bu anlaşma kapsamında bize tanınan yetik
alanlarında diğer bölgelerde olduğu gibi ruhsat vereceğimiz
kuruluşlarımız petrol ve doğalgaz araması ve üretimine ilişkin
çalışmalarına başlayacaklar. Öncelikle her iki ülkenin
parlamentolarında bu anlaşmanın onaylanması gerekiyor. O süreç
tamamlandıktan sonra da ruhsatlandırma çalışmaları yapılacak. Doğu
Akdeniz’de dün ne dediysek hem kendi haklarımızı hem de KKTC’de
yaşayan soydaşlarımızın haklarını sonuna kadar arayacağımızı
koruyacağımızı söylemiştik. Bu kararlılığımız devam ediyor” şeklinde
konuştu.
Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )
http://www.foreks.com
http://twitter.com/ForeksTurkey