BASIN BÜLTENİ-Tanfer yeni yatırımlarla hedefi ilk 50 olarak belirledi
- 23.08.2019 13:15
Türkiye'nin en büyük hizmet ihracatçıları arasında yer alan Tanfer
Sağlık Grubu yatırımlarını büyütüyor. Mecidiyeköy'de bulunan Kadıoğlu
Hastanesi'ni devralan grup, Bodrum'da da yeni bir yatırıma
hazırlanıyor. Sağlık turizminin Türkiye ekonomisi için en önemli
konuların başında geldiğine işaret eden Tanfer Sağlık Grubu Yönetim
Kurulu Başkanı Dr. Nihat Tanfer, 2023'teki 20 milyar dolarlık hedef
için tamamen yerli sermayeli bir grup olarak kendilerinin de yeni
yatırımlar yaptıklarını söyledi. Tanfer, "Türkiye'nin 500 Büyük Hizmet
İhracatçısı listesine giren bir diş kliniği iken, artık yelpazemizi
genişleterek bir sağlık grubu haline geliyoruz. Yatırımlar
tamamlandıktan sonra hedefimiz ilk 50 arasına girmek." dedi.
İstanbul Nişantaşı'nda bir diş kliniği ve Levent'te estetik ve
sağlık merkezi ile faaliyet gösteren Tanfer Sağlık Grubu,
yatırımlarını büyütme kararı aldı. Son 8 senedir diş ve estetik ile
sağlık turizmi alanında çok ciddi adımlar attıklarını belirten Tanfer
Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Nihat Tanfer, elde ettikleri
sonuçlara bakarak bu kez bir hastane yatırımı yapmaya karar
verdiklerini söyledi. Mecidiyeköy'de bulunan 45 yıllık Kadıoğlu
Hastanesini de sağlık turizmindeki gelecek hedefleri doğrultusunda
satın aldıklarını ve orada yola Tanfer Hastanesi olarak devam
edeceklerini kaydeden Tanfer, "Biz iki senedir Türkiye'nin 500 Büyük
Hizmet İhracatçısı listesine giren bir diş kliniği iken, artık
yelpazemizi genişleterek bir sağlık grubu haline geliyoruz. Yatırımlar
tamamlandıktan sonra hedefimiz ilk 50 arasına girmek." dedi.
Önümüzdeki dönemde Bodrum'da kuracakları bir rehabilitasyon
merkezi ile büyümeye devam edeceklerini belirten Tanfer, bu iki
yatırımın toplam maliyetinin ise 25 milyon dolar seviyesinde olduğunu
söyledi.
SAĞLIK TURİZMİNDEN ELDE EDİLEN GELİR KATLANARAK ARTACAK
"Biz ülkemize inanıyoruz ve bu ülkenin bize verdiklerini
karşılamak için mücadele içerisindeyiz. Tamamen yerli sermayeli bir
grup olarak Türkiye'nin 2023 hedefi olan 20 milyar dolarlık sağlık
turizmine giden yolda yeni yatırımlar yapmanın gururunu yaşıyoruz."
diyen Tanfer, şöyle devam etti:
"Sağlık turizmi Türkiye’nin geleceğindeki en önemli döviz
kaynaklarından bir tanesi olacak. Deniz ve güneş turizmi gibi sadece
belli aylara sıkışan bir turizmden değil, 12 aya yayılan bir turizmden
bahsediyoruz. Üstelik buraya gelen insanların sadece tedavi için
geldiklerini de düşünmemek gerekir. Türkiye'de kaldıkları sürece
konaklama, yeme-içme ve alışveriş olmak üzere ekonomiye ciddi bir
katkı sağlıyorlar. Türkiye'nin burada en önemli avantajlarından birisi
konumu. Örneğin İstanbul'u ele alırsak, İngiltere'den Dubai'ye 4-5
saat mesafede milyonlarca insan yaşıyor. Ayrıca Türkiye hekim
kalitesi, kullanılan aletler ve maliyet avantajı olarak da
rakiplerinin çok önünde. Bu çizgiyi bozmazsak sağlık turizminden elde
ettiğimiz gelir katlanarak artacak."
7 BİN HASTA DİŞ TEDAVİSİ İÇİN GELDİ
Geçtiğimiz yıl diş tedavisi için sadece kendilerine yurtdışından
yaklaşık 7 bin hasta geldiğini söyleyen Tanfer, özellikle Avrupa'dan
büyük bir talep olduğunun altını çizdi. İngiltere ve Almanya'nın başı
çektiğini ifade eden Dr. Nihat Tanfer, "AB ülkelerinin yanında
Afrika'dan Ortadoğu'ya, Rusya'dan Kanada ve ABD'ye kadar Türkiye'ye
hasta geliyor. Bu insanlar ortalama 5-10 bin euro arasında tedavi
ücreti ödüyor. Gelmelerinin en önemli sebebi burada çok iyi hizmet
almaları. Başka ülkelerde doktorlar oturup hastayla konuşmuyor bile.
Biz burada hastaya yaşadığı problemleri oturup izah ediyoruz.
İkincisi, Avrupa ve Amerika’da kullanılan en iyi malzemeyi
kullanmamıza karşın maliyetler çok düşük. Türkiye'de Avrupa'ya göre
neredeyse yüzde 60 daha ucuz bir şekilde hizmet verilebiliyor. Ayrıca
biz Türkiye'de yurtdışında yapılamayan zorlu operasyonları
yapabiliyoruz. Bunun da ötesinde Avrupa'da yapılan hatalı uygulamaları
düzeltebiliyoruz. Türkiye’ye ilk bizim getirdiğimiz, şu anda dünyada
sayılı ülkelerde yapılan ve çene kemiği erimesini tedavi etmek için
kullanılan box tekniğini kullanıyor olmamız da yabancıların gelmesinde
etkili oluyor." diye konuştu.
HEDEF BUTİK HİZMET
Hedeflerinin butik bir hizmet vermek olduğunu söyleyen Tanfer,
kendileri için öncelikli olanın kalite olduğunu ve gelen hastaların
mutlu ayrılması için çalıştıklarını belirtti. Mecidiyeköy’deki Tanfer
Hastanesi’nde de ilk etapta yarı yarıya yabancı hasta hedeflediklerini
anlatan Tanfer, Avrupa ağırlıklı olmak üzere önümüzdeki yıllarda bu
dengenin biraz daha yabancı hastalara kayabileceğini ifade etti.
Bodrum'da planladıkları yeni proje ile ilgili de bilgi veren
Tanfer, burasının bir estetik, rehabilitasyon ve anti-aging merkezi
olacağını söyledi. Bypass veya plastik cerrahi gibi operasyonların
ardından gerekli olan rehabilitasyon dönemlerine talip olduklarını
belirten Tanfer, "Bodrum’daki amaç ağırlıklı olarak İngiltere ve
Avrupa pazarı. Bu ülkelerde doktorlar operasyonların ardından olumsuz
bir durum yaşanmaması için bir rehabilitasyon süresi koyuyor. Biz de
Bodrum'da böyle bir merkez oluşturacağız. Böylece dişten başlayıp
estetikle devam eden ve genel cerrahi ile genişleyen yelpazeyi
rehabilitasyonla daha da büyüteceğiz." dedi.
AVRUPA’DAN YENİ RAKİPLER GELİYOR
Türkiye'nin diş ve sağlık turizminde son dönemde en büyük
rakibinin Macaristan olduğuna dikkat çeken Tanfer, "Arkasından Romanya
başladı. Bulgaristan ciddi bir atak yapıyor. Bunların en büyük
avantajı Avrupa Birliği ülkesi olmaları. Bu yüzden belirli bir takım
sağlık sigortalarında kolaylık sağlıyor. Türkiye’ye geldiği zaman ise
sağlık sigortalarından tam anlamıyla istifade edemeyebiliyor. Şu anda
oradaki hekim kalitesi Türkiye’deki hekim kalitesiyle aynı değil ama
Türkiye’de hekim kalitesinde bir bozukluk başlar ve oralardaki hekim
kalitesi yükselip belirli bir noktaya gelirse o zaman onlar tercih
sebebi olur. Bu sebeple sağlık turizminde yol almak istiyorsak hekim
kalitesi çok önemli." ifadelerini kullandı.
anfer Sağlık Grubu'nun kuruluşu ile ilgili de bilgi veren Nihat
Tanfer, kurumun temellerinin babası Dr. Mehmet Nedret Tanfer
tarafından 1957 yılında atıldığını söyledi. Kendisinin de öğrenciyken
orada çalıştığını daha sonra da akademisyenliğe geçiş yaptığını
belirten Tanfer, "Üniversitedeki akademik kariyerime 1981'de YÖK
kanunu nedeniyle ara verdim. 1982 yılında Nişantaşı’ndaki Estetik Ağız
Cerrahi Merkezi'ni kurdum. 1985 yılında İtalya'ya gidip implant
uygulamalarını inceledim. Daha sonra bunları Türkiye'ye ilk kez
getirip uygulama şansına sahip oldum. Zaman içerisinde Nişantaşı'ndaki
merkez büyüdü ve Tanfer ismi ile markalaşıp bulunduğumuz konuma
geldik. Bundan sonra da yatırımlarımız devam edecek." dedi.
Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )
http://www.foreks.com
http://twitter.com/ForeksTurkey