Varank: Amacımız uluslararası savunma sanayi üreticilerine taşeronluk yapmak değil, tam bağımsız türk savunma sanayini oluşturmak
- 13.12.2018 10:36
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Savunma Sanayi
Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, "Amacımız uluslararası savunma sanayi
üreticilerine taşeronluk yapmak değil, tam bağımsız türk savunma
sanayini oluşturmak oldu." dedi.
Varank konuşmasında şunları söyledi:
"“Küresel Güç Türkiye” ve “Vizyoner Genç” temalarıyla şekillenen
bu zirvenin tüm katılımcılara yeni bakış açıları getireceğine
inanıyorum.
Nasil ki sanayi olmadan ekonomik güçten bahsedemiyorsak, savunma
sanayi olmadan da ekonomik ve siyasi bağımsızlıktan bahsetmek mümkün
değil.
Yerli ve milli savunma sanayini tesis etmek her zaman öncelikli
alanlarımızdan oldu.
Savunma sektörü, sizlerinde çok iyi bildiği üzre, hem birçok alt
sektörle kesişiyor hem de yaygın ve güçlü teknolojileri içinde
barındırıyor.
Dolayısıyla, bu alanda kazandığınız bir yetkinlik, ilgili alt
sektörlere de ciddi geri besleme sağlıyor.
Biraz daha somutlaştırayım.
Savunmada attığınız yenilikçi bir adım elektronikten kontrol
sistemlerine, aviyonik gelişmelerden metalürjiye, petrokimyadan
yazılıma kadar çoğu sektörün lokomotifi olabiliyor.
Savunmada geliştirdiğiniz teknoloji, sivil alanlara da hizmet
ediyor, sosyo-ekonomik kalkınmaya büyük çapta katkı sağlıyor.
ABD’nin savunma sanayinde ileri seviye araştırma projelerini
yürüten DARPA’yı hepiniz duymuşsunuzdur.
Bilgi teknolojileri alanında devrim niteliğindeki pekçok buluşta
bu merkez çok kilit bir rol oynadı.
Mesela internet DARPA’da doğdu. Yani bir savunma sanayi projesi
olarak başladı.
Varmaya çalıştığım nokta şu.
Savunma sanayinin çok önemli bir çarpan etkisi söz konusu.
İşin daha da güzel yanı ise, bu etkinin yüksek katma değerli
alanlarda olması ve bizi uluslararasi rekabette yukarılara hızla
taşıması.
Bu noktadan hareketle, ülkemizin teknoloji yeteneğini yükseltmek,
ekonomik ve sosyal kazanımlarını daimi hale getirmek için savunma
sanayinde “üretici” olma hedefini benimsedik.
Üreticilikten hem teknolojiyi hem de ürünü kastediyoruz.
Bu alanda yerli ve milli teknolojilerin geliştirilmesi adına çok
çalıştık.
Çabalarımız, Sayın Cumhurbaşkanımızdan aldığımız vizyonla
şekillendi.
Amacımız uluslararası savunma sanayi üreticilerine taşeronluk
yapmak değil, tam bağımsız türk savunma sanayini oluşturmak oldu.
Stratejiden, özgün tasarıma, altyapı kurulumundan, teknoloji
geliştirmeye, nihai üründen ticarileşmeye kadar her aşamada, aynı
disiplin ve kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz.
Ülkemize teknolojik üstünlük kazandıracak projelerin hayat bulması
için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz.
Hazır bugünün ana teması, “vizyoner genç”ken, sunduğumuz destekler
neler, gençleri bu alanlarda üretmeye nasıl teşvik ederiz bu sorulara
cevap vermek istiyorum.
Bakanlık olarak teknoparklarda yer alan işletmelere çeşitli
destekler sunuyoruz.
Aselsan, havelsan ve STM gibi birçok savunma sanayi firmalarımız
teknoparklardaki faaliyetlerini sürdüyor.
Teknopark ekosisteminin sinerji ve etkileşiminden en iyi şekilde
faydalanırken, çevre firmalara da önemli katkılar sağlıyor.
Genç arkadaşlarımız, teknoparklarda hem kendi girişimlerini hayata
geçirebilirler, hem de buralarda hali hazırda faaliyette bulunan
firmalarda aktif bir şekilde görev alabilirler.
Sizlerle bir başarı hikâyesi paylaşayım.
Teknopark İstanbul’un kuluçka merkezinde 2014 yılında kurulan bir
girişim havacılık ve uzay alanında millileşme adina yazılım ve
mühendislik kabiliyetleri geliştirerek işe başladı.
1 kişiyle başlayan bu firma şu anda sağlam bir ekibe dönüştü.
Bu girişim yurtdışından tedariği hassas olan konularda test
yazılımları yaparak Tusaş, TAİ, Roketsan ve TEİ gibi dev şirketlere
hizmet veriyor.
Sizlerin de bu tip örneklere dâhil olmanızın önünde hiçbir engel
yok.
Benzer şekilde AR_GE merkezleri de, teorik bilginin pratiğe ve
ticarileşmeye dönüşmesinde önemli bir rol oynuyor.
Bakanlığımızca desteklenen bin 59 AR_GE merkezi bulunuyor.
Bunların bir kısmı doğrudan savunma sanayi odakllı çalışıyor ve 7
bine yakın Ar-Ge personeli bu alanda istihdam ediliyor.
Genç girişimciliğini hem KOSGEB hem de TÜBİTAK kanalıyla
destekliyoruz.
Yüksek teknolojili alanlarda, imalat sanayinde yeni girişimcilere
KOSGEB 360 bin liraya kadar destek veriyor.
TÜBİTAK, Bireysel Genç Girişimci Programıyla (BİGG) gençlerin
hayallerini gerçekleştirmeye devam ediyoruz.
Bugüne kadar bin 94 girişime toplamda 112 milyon lira sermaye
desteği sağladık.
Fikirden pazara kadar olan yenilikçi faaliyetleri destekleyerek,
teknoloji düzeyi yüksek başlangiç firmalarını ekonomiye
kazandırıyoruz.
Genç girişimcilere geçmişte 150 bin lira olarak verilen hibeyi bu
sene 200 bin liraya yükselttik.
Akademik alanda TÜBİTAK lisans, yüksek lisans ve doktora
öğrencilerine çeşitli destekler vermeye devam ediyor.
Yakın zamanda açıkladığımız Sanayi Doktora Programı çok yenilikçi
bir bakış açısını yansıtıyor.
Bu programla, savunma sanayi ve diğer sektörlerde ihtiyaç duyulan
doktora derecesine sahip nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesini
destekleyeceğiz.
Öğrencilerimize 5 yıl boyunca aylık 4500 lira burs vereceğiz.
Yine, bu öğrencilere doktoraları bittikten sonra sanayi sektöründe
istihdamları için 3 yıl boyunca istihdam desteği sağlayacağız.
Geçtiğimiz ay, Tübitak’ın Gebze Yerleşkesinde yer alan
Enstitülerdeydim.
Yerli kanser ilacindan, terahertz görüntüleme sistemlerine kadar
ticarileşme aşamasındaki çeşitli ürünleri geliştiren araştırmacılarla
bir araya geldim.
Gencecik bursiyer öğrencilerimizin büyük bir şevkle nasıl
çalıştıklarına bizzat şahit oldum.
Özetle, Türkiye’nin en büyük hazinesi genç nüfusu.
Beşeri sermayemizi en iyi şekilde değerlendirmeye, sizlere
hayallerinizi ve fikirlerinizi uygulamaya dökecek eko-sistemler
oluşturmaya devam edeceğiz.
İster ileri teknolojili bir firmada çalışsın, ister savunma
sanayine hizmet etsin, ister sanayide ara eleman niteliğinde olsun,
icat çıkaran gençler istiyoruz.
Yeni fikirler üreten, uygulanabilir projeler geliştiren veya
ticarileştiren tüm gençlerimizin yanındayız.
Savunma, uzay ve havacılık teknolojileri katma değerli üretim ve
ar-ge öncülüğünde büyüme adına çok önemli fırsatlar sunuyor.
Bu alanda fikir üreten ve ekonomik bağımsızlığımıza katkıda
bulunmaya kendini adamış tüm girişimcilerimize kapımız açık.
Türkiye’nin potansiyeline ve yapabileceklerine çok büyük bir güven
duyuyoruz.
Türkiye atılımını ve yeni büyüme hikâyesini, yüksek katma değerli
üretimle yazacak, bu sayede küresel ekonomide daha üst basamaklara
tırmanacak.
Savunma sanayimizde yerlilik oranı yüzde 65’in üzerinde.
16 senede, savunma sektöründe 700 yerli patent başvurusu yapıldı
bunun yüzde 63’ü son 5 yılda gerçekleşti.
Bu “farkındalık” çok iyi bir işaret.
Ancak, tabii ki bunlarla yetinmeyeceğiz.
Kamu ve özel sektördeki tüm paydaşlarımızla yakın işbirliği içinde
çalışmaya devam edecek, geliştirdiğimiz ürün ve teknolojilerle,
inşallah pek çok ülkenin gıptayla takip ettiği yeniliklere de imza
atacağız.
Sözlerimi bitirmeden önce, çok güzel bir gelişmeye daha değinmek
istiyorum.
Bugün resmi gazetede yayınlanmiş olması da hoş bir tevafuk oldu.
Ülkemizin artık bir uzay ajansı var.
20 yıllık rüyamız gerçek oldu
Milli çıkarlarımız doğrultusunda, uzay teknolojileriyle ilgili
politika ve stratejileri belirleyecek bu ajans, rekabetçi sanayiye de
zemin hazırlayacak.
Takip ettiğimiz “milli teknoloji, güçlü sanayi” vizyonuyla,
ülkemizi uzay teknolojilerinde de somut proje ve programlarla, küresel
düzeyde baş aktörlerinden biri haline getirmeyi amaçlıyoruz.
Buradan genç kardeşlerime özellikle seslenmek istiyorum.
Savunma sanayimiz başta olmak üzere Türkiye tüm alanlarlarda
yenilikçi bir dönüşümün içinde.
Bu dönüşümü daha da hızlandırıp sağlamlaştıracak olan
gençlerimizdir.
Onların dinamizmine ve özgün bakış açısına ihtiyacımız var.
İşte bu yüzden Türkiye’nin milli teknoloji hamlesini, başta
savunma sanayinde olmak üzere, tüm alanlardaki tam bağimsizlığını
gençlerimizle birlikte kuracağımıza ben yürekten inanıyorum."
Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )
http://www.foreks.com
http://twitter.com/ForeksTurkey