KPMG, 2018’de finansal hizmetleri etkileyecek mevzuata ilişkin başlıkları çıkardı
- 15.03.2018 10:22
Uluslararası denetim, vergi ve danışmanlık şirketi KPMG, 2018
yılında finansal hizmet sektörünü etkileyecek mevzuata ilişkin
konuları araştırdı. KPMG’nin ’Mevzuata İlişkin 10 Kilit Zorluk’
başlıklı çalışmasını yorumlayan KPMG Türkiye Finansal Hizmetler Sektör
Lideri ve Şirket Ortağı Sinem Cantürk, “Bu çalışma şirketlerin
riskleri daha etkin yönetmek için zaman ve kaynaklarını nasıl
kullanacaklarına ve nasıl yatırım yapacaklarına rehberlik edecek”
dedi.
KPMG, Mevzuata İlişkin 10 Kilit Zorluk başlıklı çalışmasında, 2018
yılında finansal hizmet sektörünü etkileyecek mevzuata ilişkin 10
temel başlığı çıkardı. Finansal hizmetler sektöründeki mevzuata
ilişkin düzenlemelere üst düzey bir bakış ortaya koyan çalışmayı
değerlendiren KPMG Türkiye Finansal Hizmetler Sektör Lideri ve Şirket
Ortağı Sinem Cantürk, “Finans şirketlerinin yönetim süreç ve
stratejilerine rehberlik eden bir çalışma oldu. Çalışma, finansal
hizmet şirketlerinin, riski yönetmek için gerekli olan değerli kaynak
ve yatırımları tahsis etmesine yardımcı olacak. Şirketler riskleri
daha etkin yönetmek için zaman ve kaynaklarını nasıl kullanacaklarına
ve bu amaçla nasıl yatırım yapacaklarına daha kolay karar verecek”
dedi.
Mevzuata İlişkin 10 Kilit Zorluk 2018’de yer alan 10 temel konu
başlığı şunlardan oluştu:
Siber güvenlik ve veri gizliliği: Gelişmekte olan teknolojilerin
daha fazla kullanılmaya başlanması, müşterilerin bağlanabilirliğindeki
artış, siber güvenlik ihlallerinin etki alanlarının ve tesirinin
artması, siber olayların sebep olduğu finansal ve itibar riskleri,
kişisel verilerin korunması konusundaki hassasiyetteki artış, küresel
bilgi güvenliği mevzuatı ve düzenleme değişikliği beklentileri gibi
dinamikler, siber güvenlik ve veri gizliliğinin öncelikli zorluk
olarak görülmesine sebep oluyor. 2018 yılında finansal hizmet
şirketleri, siber güvenlik ve veri gizliliğini stratejilerine entegre
etmeli, kurumsal risk yönetim programlarına ve BT kararlarında ilk
sıraya almalı.
Risk yönetimine uyum ve kontroller: İç denetim standartlarının ve
beklentilerinin yükselmesi, sürdürülebilir üçüncü parti risk yönetimi
altyapısının öneminin artması, elektronik ticaret kontrollerine
ilişkin düzenlemelere odaklanılması, finansal ve finansal olmayan
bilgilerin kayıt altına alınması ve raporlanmasına ilişin düzenleme
beklentilerindeki artış gibi dinamikler risk yönetimi konusunun itici
güçlerini oluşturuyor. Finansal hizmet şirketleri, mevzuata ilişkin
artan beklentilere yanıt verebilmek için risk tanımlama, senaryo
analizi, iş süreçlerinde hesap verilebilirlik, konu yönetimi, üçüncü
parti yönetimi ve raporlama konularını geliştirmeli.
Suistimal ve kültür: Finansal hizmet şirketlerinin riskleri
öngörme ve yönetme konusundaki yetkinliklerinin düzenleyici kurumlar
ve denetçilerin odağında olmaya devam etmesi suiistimal ve kültür
konusunun kilit öncelik olarak yerini korumasına neden oluyor. 2018
yılında, düzenleyiciler, kurumlarda suistimali önlemek için
ölçülebilir, efektif ve güçlü kontrol mekanizmaları kurmalı.
Uyum riski yönetimi: Uyum riski değerlendirmeleri ve programlarına
düzenleyicilerin daha fazla odaklanması, karmaşık uyum yapısına sahip
kurumlar için düzenlemelerde beklenen güncelleme ve değişiklikler,
dijital uygulamalar ve otomasyon ile ilgili müşteri beklentileri ve
sektördeki rekabetteki artış şirketlerin uyum riskinin yönetimini
temel zorluklardan biri konumuna getiriyor. Yeni düzenlemeler finansal
hizmetler sektörünün taleplerine zamanında cevap veremediği için
firmalar, organizasyon ve mali uyum prosedürleri arasındaki
entegrasyonu sağlayıcı yönetim programlarına odaklanmalı.
Mali suçlara uyum: Müşteri tanıma ve değerlendirme konularındaki
mevzuat değişiklikleri, artan rekabet, teknolojik gelişmeler,
inovasyondaki hız beklentisi, maliyetlerin azaltılması gibi beklenti
ve gelişmeler bu konunun itici güçleri. Finansal hizmet şirketleri,
mali suçlarla ilgili yeni düzenlemelere hazırlıklı olmalı ve stratejik
plan geliştirilmeli.
Stratejik risk ve pazardaki bozulmalar: Stratejik riske odaklanan
düzenlemeler, teknolojik gelişmeler ve pazardaki bozulmalardan dolayı
finansal hizmet şirketleri stratejik riskler, rekabet ve teknolojik
gelişmelerden kaynaklı bozulmalara maruz kalıyor. Dijital ve FinTech
operasyonel stratejileri geliştirilmeli, ticari ve perakende
müşterilerinin davranış, şikayet ve beklentileri ölçümlenmeli.
Mutemet ve yatırımcı koruma: Yatırımcıların korunmasına ilişkin
düzenlemelerdeki artış, bireysel yatırımcıların suiistimaline ilişkin
düzenlemeler, özellikle yaşlı nüfusun ve yardıma muhtaç yetişkinlerin
potansiyel finansal istismardan korunmasına odaklanılması bu konunun
gündemde yerini almasına neden oluyor. Piyasa katılımcıları, risk
yönetim ve yürütme programlarını artırmalı, veri bütünlüğü ve protokol
raporlamalarını geliştirmeli, etkili suistimal kontrollerini
uygulamalı ve müşterileri ve portföylerinde daha fazla hesap
verilebilirlik sağlamalı.
Veri analitiği: Müşteriler, finansal hareketler, çalışanlar ve
üçüncü partilerin verilerinin korunması, analizi, raporlanması ile
ilgili beklentiler, bu süreçte maliyetlerin düşürülmesine ilişkin
rekabet baskısı, iş modellerinin yönetimi veri analitiği ihtiyacının
temellerini oluşturuyor. Gelişmekte olan düzenleyici gerekliliklerin
yanı sıra artan rekabet baskısı, müşteriler, finansal faaliyetler,
çalışanların davranışları ve üçüncü parti işlemler de dahil olmak
üzere bir organizasyonun her düzeyinde gelişmiş teknoloji, otomasyon,
kalite kontrolleri ve raporlama süreçlerine duyulan gereksinimi
artırmaktadır.
Sermaye ve likidite: Sistematik olarak önemli finansal kurumlar ve
sermaye için önerilen değişiklikler, çeşitli şirketlerde
gerçekleştirilen koordineli incelemelerin sonuçlarından çıkan
aksiyonlar bu alandaki gelişmelere yön veriyor. Düzenleyici reform ve
yasama önerileri, risk yönetimi yapmak, küçük firmaların likidite
gereksinimini sağlamak ve daha büyük firmaların da işlerini
hızlandıracak düzenlemelere odaklanmalı.
Jeopolitik belirsizlik: Yetki alanlarına bağlı olarak farklılaşan,
mevcut ve değişen politika ve düzenlemeler, korumacı kamu
politikaları, strateji ve operasyonlara ilişkin küresel düzenlemelerin
uygulamaları jeopolitik belirsizlikte kilit rol oynuyor. Küresel
erişime sahip şirketler, sermayenin korumacı kamu politikalarından
etkilenebilir. GSYİH ve MIFID II gibi küresel düzenlemeler, uyum ve
vergi işlevleri de dahil olmak üzere küresel operasyon alanlarını
doğrudan etkileyecektir.
Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )
http://www.foreks.com
http://twitter.com/ForeksTurkey